YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1564
KARAR NO : 2021/2214
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : A) … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2016 tarihli ve 2015/429 esas, 2016/345 sayılı kararı ile sanık …’in kasten öldürme suçundan, TCK’nin 81/1, 62 ve 53/1-a-c-d-e maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası,
B) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/106 esas, 2017/116 sayılı kararı ile sanık … hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,
C) Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05/11/2019 tarihli ve 2018/1492 esas, 2019/4722 karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına,
D) … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2020 tarihli ve 2020/9 esas, 2020/72 sayılı kararı ile önceki 10/11/2016 tarihli ve 2015/429 esas, 2016/345 sayılı kararda ısrar edilerek (direnilerek) sanık …’in kasten öldürme suçundan, TCK’nin 81/1, 62, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel Mahkemece, Dairemizin 05.11.2019 tarih ve 2018/1492E-2019/4722K sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verilerek, sanık müdafilerinin temyizleri nedeniyle dosya Dairemize gönderilmekle,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile değişik CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarih ve 2018/1492E-2019/4722K sayılı bozma kararında belirtildiği üzere, “Sanıklardan… ‘in; silahın kendisinde olduğu ve doldur-boşalt yaparken ateş aldığı yönündeki beyanları ile olay yerinde bulunan sanıkların, maktulün kız kardeşi olan tanık …’in ve sanık …’in sanık…’in savunmalarını doğrular nitelikteki beyanlarının bulunduğu, mahkeme aşamasında dinlenilen görgü tanıkları olan … …, … … ve … ‘ın sanıklardan… ‘in elinde silah bulunduğu ve silahın doldur-boşalt yaparken ateş aldığını ifade ettikleri, buna karşın maktul …’nın kardeşi … ile babası … ve yeğeni ….’nın; maktule yönelik ateş eden kişinin, sanık … olduğu yönündeki beyanlarının bulunması karşısında;
1- Olay günü ve saatine uygun bir vakitte, olay yerinde, maktule ateş eden kişinin sanık … olduğunu söyleyen tanıkların da getirtilerek, bu tanıkların ayrıntılı ifadelerine başvurularak keşif yapılmadan,
2- Dosya içerisinde bulunan, bilirkişi … Hal tarafından düzenlenen 08.03.2016 tarihli raporda yer alan görüntülerin, olayın hangi aşamasına ilişkin olduğunun tespiti ile görüntülerdeki şahısların kimler olduğu yönünde teşhis yaptırılmadan ve yeterli bilirkişi raporu alınmadan eksik araştırma sonucu hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmesine rağmen, … 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmeden, 20.02.2020 tarih ve 2020/9E-2020/72K sayılı karar ile hükümde direnilmesi usul ve yasaya uygun görülmediğinden;
6763 sayılı Kanunun 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 307/4. maddesi gereğince Dairemizce yerinde görülmediği anlaşılmakla, direnme kararı konusunda değerlendirme yapılması için dosyanın 5271 sayılı CMK’nin 307/4. maddesi gereğince, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, sayın Üye …’ın, direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğuna yönelen karşı oyu ve oy çokluğu ile 23/02/2021 gününde karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık … hakkında yerel Mahkemece TCK’nin 81/1, 62. maddeleri uygulanarak verilen 25 yıl hapis cezasının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi istinaf istemini esastan reddetmiş, bu kararın temyizi üzerine Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Olay 23/09/2015 tarihinde meydana gelmiş olup, aynı gün beyanı alınan tanık …, olay günü sanık … ile aralarında bir kavga olayı olduğunu, kendilerinin kalabalık olması nedeniyle …’in kaçtığını ancak 10 dakika sonra geldiğini, ya burdan gideceksiniz ya da öleceksiniz diye bağırdığını, bu sırada belinden tabanca çıkartarak dayısı …’a bir el ateş ettiğini ve dayısının yere düştüğünü belirtmiştir.
Kollukta ve Cumhuriyet savcılığında beyanı alınan maktulün babası …, oğluna 30 metreden bir el ateş edip öldürenin … olduğunu söylemiş, duruşmada da aynı iddiaları tekrarlamış, duruşmada Suriyeli olarak Türkiye Cumhuriyetine kendilerine çok iyi davranıldığı için şükranlarını sunduğunu, kimseden şikayetçi olmadığını, Allaha havale ettiğini söylemiştir.
Tanık… … Cumhuriyet savcılığındaki beyanında, … ile sevgili olduklarını, …’in arabasından gidip silahı aldığını, tabancayı tecrübe ettiğini, bu arada fişeğin çıktığını, istemeden olduğunu, maksatlı olmadığını, …’ın yaralandığını, üç gün hastanede kaldığını söylemiş, duruşmada da kısmen çelişkiye düşmüş…’in havaya doğru ateş ettiğini söylemiştir.
Maktulün kardeşi olan … … olay günü kollukta alınan ifadesinde, tabanca ile yaklaşık 35 metre mesafeden bir el ateş edenin … olduğunu söylemiş, duruşmada da aynı iddialarını tekrarlamıştır.
Kollukta 28/09/2015 ve Cumhuriyet savcılığında 12/11/2015 tarihinde beyanı alınan sanıklar … ve…’in babası …, ateş edilmesi olayını görmediğini, sonradan oğlu…’e sorduğunda, doldur boşalt yaparken silahın yanlışlıkla patladığını söylediğini beyan etmiştir.
Kollukta 28/09/2015 ve Cumhuriyet savcılığında 12/11/2015 tarihinde beyanı alınan sanıklar … ve…’in kardeşi … silahın…’in elinde olduğunu, doldur boşalt yaptığı sırada silahın patladığını beyan etmiştir. Duruşmada ise…’in silahını havaya kaldırdığı sırada silahın patladığını söyleyerek çelişkiye düşmüştür.
Sanık… ‘de beyanlarında silahının doldur boşalt yaparken patladığını, bir kastının olmadığını söylemiştir.
Sanık … kollukta 28/09/2015 tarihinde alınan beyanında, 3-5 kişinin…’in peşinden koştuğunu, bu sırada…’in elinde bir silah gördüğünü, …’in silahı yukarı doğrulttuğunu, gelmeyin üzerime durun vurmayın diye bağırdığını, bu sırada bir el silah sesi duyduğunu söylemiştir.
Kollukta dinlenilmeyen ancak duruşmaya gelip ifade veren tanıklar … …, … … ve…sanık…’in elinde silah olduğunu, 5-10 kişilik bir grubun…’i kovaladığını iddia etmişler ancak bu tanıklardan … … ve … …, …’in elinde tabanca ile kaçtığını söylerken, … ‘in kaçarken bir ara durduğunu, belinden silah çıkardığını kurma kolunu çektiğini, bir el tabancanın ateş aldığını, bu sırada kovalayanlardan birinin yere düştüğünü söylemiştir. Görüleceği üzere iki tanık tabanca elinde olduğu halde…’i kaçarken gördüklerini söylerken, diğer tanık…’in durduktan sonra belinden tabancasını çıkardığını söyleyerek çelişkiye düşmüşlerdir.
Otopsi raporuna göre maktul alın orta hattan giren bir mermi çekirdeğinin isabeti sonucu ölmüştür.
Olayda kullanılan silahla ilgili ekspertiz raporunda, silahın sürgüsünün çekilip bırakıldığında horoz mesnedinin fonksiyonunu yerine getiremediği, horozunun sürgünün ileriye doğru hareketi ile birlikte kurulu durumda kalmayarak düştüğü, fişek yatağındaki fişeği patlatmadığı, bu durumda iken düşük pozisyondaki (kapalı konumdaki) horozunun el yardımıyla kurulu duruma getirilerek tetiğine baskı uygulandığında çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, her bir atış için aynı işlemin tekrarlanması gerektiği belirtilmiştir. Aynı raporda olay yerinden elde edilen bir adet boş kovanın ekspertize gönderilen silahtan atıldığı belirtilmiştir.
Olay 23/09/2015 tarihinde meydana gelmiş olup, olaydan hemen sonra yakalanamayan sanıklar, 28/09/2015 tarihinde sanıkların babası …. tarafından polise teslim edilecekleri söylenerek polislere teslim edilmişlerdir.
Sanıklardan … evli iki çocuklu olup 1988 doğumlu, sanık… ise bekar olup 1993 doğumludur.
Yerel Mahkeme sanıklardan…’in Beraatına, sanıklardan …’un mahkumiyetine karar verirken ölenin babası … ve ölenin kardeşi …’in beyanlarını üstün tutmuş, olaydan 5 gün sonra teslim olan sanıkların ve sanık …’un sevgilisi olan…’nın (Mona) beyanlarına itibar etmemiştir. Mahkemenin bir diğer gerekçesi evli ve 2 çocuklu olan sanık …’un korunduğu bekar olan sanık…’in öne sürüldüğü olmuştur. Mahkeme sonradan duruşmada dinletilen tanıklar …, … ve …’in çelişkili beyanlarına da itibar etmemiştir. Hazırlık tahkikatı aşamasında dinlenilen ve bizzat sanık …’un ateş ettiğini gören tanık … duruşmada dinlenilmemiştir.
Dosya kapsamına yansıyan beyanlara göre maktulün kardeşi olup eşi Suriyede bulunan evli ve 4 çocuklu tanık…’nın sanık … ile sevgili oldukları, cinsel birliktelik yaşadıkları, sanık …’un, …’nın kardeşi olan … … tarafından…’nın evinde uygunsuz bir şekilde yakalanmasından sonra, … … ile sanık … arasında kavga çıktığı, bu kavga sırasında …’un darp edildiği, öldürme olayının bu darp nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla asıl husumetli olanın … olduğu anlaşılmaktadır. Tanık…’nın beyanlarının sanık … ile ilişkisine bağlı olarak taraflı olduğu anlaşılmaktadır. Yerel Mahkemede bu hususu göz önünde tutmuş olup, …’nın beyanlarını hükme esas almamıştır. Sonradan duruşmaya getirilerek dinletilen tanıkların beyanlarıda birbirleri ile çelişkili olup Mahkemece hükme esas alınmamıştır. Aynı zamanda öldürme olayının görgü tanığı olan müşteki … ve mağdur sanık … …’nın beyanlarını hükme esas almıştır. Bu kişilerin beyanları olayın oluşumuna uygun düştüğü için yerel Mahkemece diğer beyanlardan üstün tutulmuştur. Bu tanıklar sanık …’un 30 metre mesafeden bir el ateş ettiğini iddia etmektedirler. Gerçektende bir el ateş edilmiş olduğu olay yerinden elde edilen bir adet boş kovandan anlaşılmaktadır. Kriminal rapora göre olayda kullanılan silahın bir arızası var ise de, her seferinde aynı işlem tekrarlanarak silahın horozu her seferinde kaldırıldığında, olayda kullanılan silahla tek tek atış yapılabilmektedir. Hazırlık tahkikatı aşamasında dinlenilen ancak duruşmaya çağrılmayan tanık … da sanık …’un ateş ettiğini söylemektedir.
Sanık …’un ateş ettiği konusunda beyanlar hüküm kurmaya yeterli olup, öldürme suçunu işleyenin sanık … olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Dairemizin sayın çoğunluğunun eksik incelemeyle hüküm kurulması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına dair görüşlerine katılmıyorum.