Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/2231 E. 2021/3710 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2231
KARAR NO : 2021/3710
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında müşteki Mehmet’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik müşteki Mehmet vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Kamu davasına katılmak istemediğini bildiren ve katılan sıfatını alamayan müştekinin 5271 sayılı CMK’nin 242/1 ve 260/1. maddeleri uyarınca hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, müşteki vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar …… ve … hakkında katılan … …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
a) Katılan hakkında kati raporun düzenlenmesi için müzekkere yazılmasına rağmen, ilgili raporun temin edilmediği, katılan hakkında düzenlenen geçici raporun ise hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı anlaşılmakla, katılanın geçici raporu ile yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrakların en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Mahkemece “sanıkların aksi ispatlanamayan savunmaları gözetilerek bu durum lehlerine haksız tahrik kabul edilmekle Meşe soyadlı sanığın da kendilerine saldırmadığı şüpheli olduğu” gerekçesi ile sanıklar hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmışsa da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (3/4) oranda indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
c) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanıklar … ile…… müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 10.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.