YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6518
KARAR NO : 2021/2655
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair Dazkırı Sulh Ceza Mahkemesinin 13.08.2014 tarihli ve 2013/153 Esas, 2014/84 Karar sayılı ek kararının 04.09.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 13.11.2017 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli ve 2019/72 Esas, 2019/137 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23.11.2020 tarihli ve 2019/21378 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2021 tarihli ve 2021/1227 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan kesin nitelikteki mahkumiyet hükmünü müteakip, Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/72 Esas, 2019/137 sayılı ek kararı ile ceza miktarının artırılmasına ilişkin ikinci hükmün, asıl kararın kanun yararına bozulması hâlinde hukuken yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi gereğince 120 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun’un 29. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması üzerine tespit edilen 60 gün adli para cezasından, aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanması sonrasında hesaplanan 50 gün adli para cezasının aynı Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20,00 Türk lirası ile çarpılması sonucunda 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası yerine, 500,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesinde,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında belirlenen ceza miktarından daha az adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/72 Esas, 2019/137 Karar sayılı ek kararı ile ceza miktarının artırılmasına ilişkin ikinci hükmün yok hükmünde olduğu belirlenerek incelemede;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli ve 2019/72 Esas, 2019/137 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (c) bendi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.