YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/191
KARAR NO : 2020/5952
KARAR TARİHİ : 17.12.2020
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.04.2017 gün ve 2015/260 Esas, 2017/225 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden esastan reddine, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden ise kabulüyle hükmün kaldırılarak bu suçtan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm ile temyiz isteminin reddine dair Ek karar temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hafif derecede zeka geriliği olan ve suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olmadığı anlaşılan mağdure için vasi olarak tayin edilen babası Muhittin’in kovuşturma evresinde verdiği ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, mağdureye tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan temyiz isteminin reddine dair verilen ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle temyiz isteminin reddine dair verilen ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA,
Sanık ve müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 15.10.2018 tarihli rapor içeriğinde, mağdurede hafif derecede mental retardasyon ve aitipik affektif belirtiler tespit edildiği, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin ilk bakışta hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğinin, ancak yakın tanıyanlar ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceğinin, beyanlarına kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde ana hatları ile itibar edilebileceğinin
belirtilmesi, atipik psikoz tanısı bulunan sanığın mağdurenin akıl hastası olduğunu bilmediğine dair savunması, ilk derece mahkemesinde 11.02.2016 tarihli duruşmada dinlenen pedegog bilirkişinin mağdurede zeka muhakeme yetenekleri ile algılama yeteneklerinde olumsuz bir durum gözlenmediğine dair mütalaası ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suç tarihinde tanıştığı on altı yaşındaki mağdurenin rızası doğrultusunda dudağından ve boynundan öpen sanığın mağduredeki akıl hastalığını bildiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Bakanlık vekili ile sanık ve müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 25.09.2019 gün ve 2017/2746 Esas, 2019/1184 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak müsnet suçtan mahkumiyetine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesine, 17.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.