YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19296
KARAR NO : 2021/6197
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/06/2014 tarih, 2013/13-203 Esas ve 2014/308 Karar sayılı kararında; “Suç tarihinde ekonomik değeri yüksek olan bir aracı kimlik bilgilerini ve açık adresini bilmediği arkadaşı “…” lakaplı kişiden emanet aldığını söylemesi, aşamalarda aracı emanet aldığı bu kişinin ismini kısmen değiştirerek ifade etmesi, soruşturma ve kovuşturma makamlarının ısrarına rağmen aracı emanet aldığını iddia ettiği kişiye ait kimlik ve adres bilgileri vermekten kaçınması ve sabıkalı geçmişi de dikkate alındığında hırsızlık suçlamasıyla muhatap olan sanığın sadece hayali bir isim zikretmekle suçlamadan kurtulmayacağını bilecek yaşam ve adli tecrübeye sahip olması ve gerçekte var olan bir kişiden aracı emanet alması durumunda suçlamadan kurtulmaya yönelik olarak aracı emanet aldığını söylediği kişinin bulunması için daha etkin bir çaba göstermesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu değil, hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.” şeklindeki açıklamalar ışığında, sanığın suça konu motosikleti satın aldığını beyan ettiği … ve … isimli şahıslar hakkında İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 2014/464 Esas ve 2015/670 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kurulduğu ve beraat kararlarının temyiz edilmeden kesinleştiği, suça sürüklenen çocukların yargılaması esnasında, temyize gelmeyen sanık …’in sanık …’ın motosikleti kimden, ne şekilde ve ne zaman aldığını bilmediğini beyan ettiği, sanığın suç tarihinden sonraki gün motoru kullanırken polislerce yakalandığı, motor ele geçirildiğinde düz kontak halde olduğu anlaşılmakla; sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik soyut beyanlarına Ceza Genel Kurulu kararında da ifade edilen olayda olduğu gibi itibar edilmesinin mümkün olmadığı hususu karşısında; sanığın eyleminin TCK’nun 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.04.2014 tarih, 2013/13-136 Esas ve 2014/193 Karar numaralı kararındaki kabul ve ilkeler ışığında iddianamede suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılmış bir dava olmamasına, iddianamede bu suça ilişkin bir anlatım bulunmamasına ve bu suçdan ek iddianame düzenlenmemesine rağmen sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan ceza verilmesi,
Kabule göre;
24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanık …’ın eylemine uyan TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 23/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.