YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3756
KARAR NO : 2019/8654
KARAR TARİHİ : 07.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava konusu Çıralı Köyü Düzler Mahallesindeki taşınmazların, muris annesine eski eşi Arif Kalyoncu’dan miras kaldığını, Arif Kalyoncu’nun mirasçılarının 28.04.1956 tanzim tarihli bir belgeye parmak basmak suretiyle dava konusu taşınmazlardaki haklarından feragat ettiklerini, taşınmazda hak iddia etmeyeceklerine dair taahhütte bulunduklarını, 2010 yılında müteveffa Arif Kalyoncu’nun kardeşinin torunu olan davalının, annesinden miras yoluyla intikalen kalan üç adet taşınmazı traktörle sürdürerek haksız müdahalede bulunduğunu, jandarmaya şikayeti neticesinde müdahaleye son verdiğini, daha sonra 2011 yılı Mayıs ayında yeniden aynı üç adet taşınmazı sürdürüp fiğ ekerek tecavüzde bulunduğunu açıklayarak, davalının üç adet taşınmazına vaki haksız müdahalesinin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, yargılama aşamalarında davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile … İli, … İlçesi, Çıralı Köyü, Düzler mevkii 102 ada 27 parsel, 102 ada 19 parsel, 218 ada 10 parsel ve 219 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, dosya kapsamında teknik rapor sunan harita ve kadastro mühendisi Erkan Aslan’ın dosya kapsamındaki raporunda yer alan Ek-1-2-3 de düzenlenen kırmızı renkler ile gösterilen kısımların 5.446,86 metrekare yüzölçümü ile … mühendisinin belirlediği vasfı ile davacı … adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Açılan dava, paydaş olmayanlar arasında müdahalenin önlenmesi davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve incelenen delillerden davacının müdahalenin önlenmesi talebine konu taşınmazların dava tarihinde tapu kaydı bulunmazken, dava devam ederken taşınmazların bulunduğu bölgede (Çıralı köyü) 2011 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında 102 ada 19 ve 27 parsel, 218 ada 10 parsel ve 219 ada 2 parsel numaralarını alarak tarla vasfıyla … kızı … adına tespitinin yapıldığı görülmekte, nüfus kayıtlarının incelenmesinde davacı …’ün, 09.10.2005 tarihinde ölen … kızı …’ün oğlu olduğu anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27/1. maddesinde “Mahalli hukuk mahkemelerinde
görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur” şeklindeki düzenleme gereğince bir bölgede kadastro çalışması yapılmaya başlandıktan sonra kadastro çalışması kapsamına giren taşınmazlarla ilgili uyuşmazlık konusu davalara bakan mahkeme anılan özel düzenleme gereğince görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar vermelidir. Kadastro çalışması başladıktan sonra yerel mahkenin görevsizlik kararı vermeyip davayı sonuçlandırması ve verdiği kararın kesinleşmesi de esasen sonuca etkili değildir. Bu şekilde kesinleşen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Keza HMK’nin 1.maddesindeki “….göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” şeklindeki düzenleme gereğince görev hususu yargılamanın her aşamasında ve kanun yolu incelemelerinde kendiliğinden gözetilir.
Somut olayda dava konusu olayda davanın açıldığı tarih olan 10.05.2011 tarihinden sonra taşınmazların bulunduğu … İli, … İlçesi, …Köyünde tesis kadastrosu çalışmalarına başlandığı ve men-i müdahale talebine konu taşınmazların dava tarihinden sonra davacının murisi … (… kızı) adına tespitinin yapıldığı ve tespitin bu davaya rağmen kesinleştirilerek taşınmazlar … adına (tesis kadastrosu ile) 14.10.2011 tarihinde kayıt ve tescil edilmiş ise de bu durum hukuki sonuç doğurmayacağından, mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27.maddesi gereğince görevsizlik kararı ile dosyanın görevli ve yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle re’sen usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.