Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/8941 E. 2019/3208 K. 26.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8941
KARAR NO : 2019/3208
KARAR TARİHİ : 26.03.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı alacaklı vekili, davalı üçüncü kişinin kötü niyetli olarak haczedilen menkullerin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğünü, haciz yapılan işyeri tabelasında borçluya ait olan Uzman Gıda ünvanının yazılı olduğunu belirterek, davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, üçüncü kişinin icra dosyasına sunduğu belgelere göre mahcuzların üçüncü kişinin ortağı olduğu Defne İletişim ünvanlı firma adına satın alındığı, işyeri kira sözleşmesinin Defne İletişim adına yapıldığı, vergi kaydı ve oda kaydının da Defne İletişim adına olduğu gerekçesi ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Davacı alacaklı, borçlu aleyhine ilama dayanarak takip başlatmıştır. İcra emri borçlu şirkete 05.06.2014 tarihinde davalı üçüncü kişi imzasına tebliğ edilmiştir. Ödeme emrinin tebliğ edildiği adrese 27.06.2014 tarihinde, hacze gidilmiş ve haciz tutanağında “…adresin kısmen taşınmış/taşınmak üzere…” olduğu tespiti yapılmış ve çevreden sorulması üzerine caddenin karşısına taşındığı öğrenilmiş, bu adreste dava konusu haciz gerçekleşmiştir. İcra emri tebligatının davalı üçüncü kişi tarafından alınması, haciz mahallinde borçluya ait güncel evrakların bulunmuş olması dikkate alındığında, somut olayda İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olup, üçüncü kişi tarafından istihkak iddiası ile birlikte sunulan bayilik sözleşmesi ve faturalar yasal mülkiyet karinenin aksinin ispatı için yeterli değildir. Bu durumda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 26.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.