Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/21229 E. 2021/1881 K. 09.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21229
KARAR NO : 2021/1881
KARAR TARİHİ : 09.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir.
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması ve sanığın adres kayıt sisteminde adresinin de bulunmaması gerekmektedir. Aksi halde 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir.
İncelenen dosyada; sanık …’in alınan savunmasında, adresini “Kavakpınar Mah. Vatan Cad Cesur Sok. No:7, Kaynarca Pendik /İSTANBUL” olarak beyan ettiği bu adrese mahkemece önce gerekçeli kararın Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarıldığı, tebligatın bila tebliğ
edilmesi üzerine bu kez sanığın aynı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılarak karar kesinleştirildiği, mahkemece daha önce Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılan bu adrese usulüne uygun herhangi bir tebligat bulunmadığından ve sanığın mernis adresi de tespit edilmeden kendisine 35. maddeye göre yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde;
Sanığın, müşteki …’in muhkem olan aracının camını zorlayarak teyp çalması şeklindeki eylemine uyan, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde öngörülen hırsızlık için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-d, 67/4 maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımının 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2, 104/3. maddelerine göre belirlenen dava zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenmekle yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-d, 67/4 maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımının, suç tarihi olan 22/10/2001 tarihinden inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.