YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5920
KARAR NO : 2021/5095
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk … hakkındaki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına ilişkin itiraz incelemesinin mericiince karara bağlandığının tespiti ile bu hükümlerin temyiz kapsamı dışında bırakılması ile yapılan incelemede;
1)Sanık … ve suça sürüklenen çocuk hakkında katılanlar … ve …’e karşı kasten yaralama, suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama, sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen beraat kararları ile sanık … hakkında katılanlara karşı hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama, suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama, suça sürüklenen çocuk … hakkında katılanlar … ve Cengiz’e karşı kasten yaralama suçundan verilen beraat kararları ile sanık … hakkında katılanlara karşı hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’a yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/3-4. maddeleri gereğince, zamanaşımını kesen son sebep olan mahkemede savunmasının alındığı 17.06.2014 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 4 yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi,
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’a yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/3-4. maddeleri gereğince, zamanaşımını kesen son sebep olan mahkemede savunmasının alındığı 19.07.2012 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi,
Sanık …’a yüklenen suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/3-4. maddeleri gereğince, zamanaşımını kesen son sebep olan mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 29.11.2012 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 1412 sayılı CMUK’un 322. ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.03.2021 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanıklar … ve çocukları …, suça sürüklenen çocuklar … ve …’ün aralarında önceye dayalı husumet olan ve aynı zamanda akrabaları olan katılanların evinin önüne gece 03.00-04.00 sıralarında TCK’nin 37/1. maddesi kapsamında bir suç işleme kararının icrası bakımından fikir ve eylem birliği yaparak geldikleri anlaşılmıştır. Mağdurları dışarı çağıran sanıkların birlikte suç işleme iradelerinin tezahürü olarak ellerindeki silahtan sayılan kesici aletlerle mağdurları yaraladıkları fiilleriyle suçun işlenmesi üzerinde ortak hakimiyet kurulan sanıkların eylemlerini iştirak iradesiyle gerçekleştirdikleri, bu kapsamda mağdurlarda meydana gelen yaralanmalardan hepsinin sorumlu tutulması dolayısıyla cezalandırılmalarını düşündüğümden, yerel mahkemenin eylemleri bölerek sanıkları suçların bir kısmından sorumlu tutmasına yönelik uygulamasının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.