YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2532
KARAR NO : 2021/3046
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Tasarlayarak öldürme
HÜKÜMLER : 1-a) Sanık … hakkında tasarlayarak öldürme suçundan; TCK’nın 82/1-a,29/1,53,58,63 maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/12/2018 gün ve 2017/391 Esas 2018/524 karar sayılı kararı,
1-b) Sanık … hakkında tasarlayarak öldürme suçundan; İstinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/04/2019 gün ve 2019/599 Esas 2019/707 Karar sayılı kararı
2-a) Sanık … hakkında tasarlayarak öldürme suçundan; TCK’nın 82/1-a,53,58,63 maddeleri uyarınca Müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına dair; Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/12/2018 gün ve 2017/391 Esas 2018/524 karar sayılı kararı,
2-b) Sanık … hakkında: tasarlayarak öldürme suçundan; İstinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/04/2019 gün ve 2019/599 Esas 2019/707 Karar sayılı kararı
3-a) Sanık … hakkında tasarlayarak öldürme suçundan; TCK’nin 82/1-a,53,63 maddeleri uyarınca Müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına dair; Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/12/2018 gün ve 2017/391 Esas 2018/524 karar sayılı kararı
3-b) Sanık … hakkında tasarlayarak öldürme suçundan;
İstinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/04/2019 gün ve 2019/599 Esas 2019/707 Karar sayılı kararı
TÜRK MİLLETİ ADINA
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 08/04/2019 gün ve 2019/599 Esas 2019/707 Karar sayılı kararının sanıklar ve müdafileri tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. ve 296/2. maddelerinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezalarının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle kararların temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Sanıklar …, … ve … hakkında maktul …’e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin, sanıklar ve müdafileri ile katılan vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmasız yapılan inceleme neticesinde; “istinaf başvuralarının esastan reddine” dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08/04/2019 gün ve 2019/599 Esas 2019/707 Karar sayılı kararında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin; sübuta, tasarlama unsurunun ve iştirak iradesinin bulunmadığına, eksik incelemeye, hükmün usul ve yasa aykırı olduğuna, beraat kararı veya TCK 39/2-c maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiğine, sanık … ve müdafiinin; sübuta, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine veya TCK 39/2-c maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiğine, sanık … ve müdafiinin; tasarlama unsurunun bulunmadığına, eylemin TCK’nin 81. maddesi kapsamında kaldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 03/03/2021 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Tüm dosya kapsamına göre;
Sanık …’nin maktul ile cezaevinden arkadaş olduğu, maktulün daha önce tahliye olması nedeniyle eşi ve çocuklarıyla ilgilenmesini istediği, maktulün de sanığın eşini ve çocuklarını cezaevine görüşe getirip götürdüğü, bir süre sonra maktul ve sanığın eşi arasında duygusal ve cinsel ilişki başladığı, sanık …’nin cezaevinden çıkınca bu ilişkiyi öğrendiği ve eşinden boşandığı, maktulün sanığın eşi ile birlikte yaşamaya başladığı. Ancak; maktul ile sanık … arasında, telefonda tehdit ve hakaret içeren mesajlaşmaların olduğu, sanık …’nin maktulü öldürmeye karar verdiği ve arkadaşları olan diğer sanıklar … ve …’e durumu anlattığı, diğer sanıkların da yardım etmeyi kabul etmeleri üzerine sanık …’nin silah ve araç temin ettiği, sanık …’in maktulü cezaevinden tanıması nedeniyle olay günü maktul ile bir kafede buluşma ayarladığı, …’in kendi aracıyla diğer sanıkların ise …’nin ayarladığı başka araçla söz konusu kafe civarına geldikleri, maktulün kafeye gelip sanık … ile buluştuğu, bir süre oturup konuştukları, bu arada sanıklar … ve …’ın kafe etrafında araçla bir kaç tur attıktan sonra araçta maktulün çıkmasını bekledikleri, bir süre sonra sanık …’in kafeden çıkarak aracı ile oradan ayrıldığı, sanık …’nin araçtan inerek bir kamyonun arkasından kafenin kapısını gözetlediği, yaklaşık 4 dk. sonra maktulün çıktığını görünce koşarak araca bindiği ve …’ın aracı hareket ettirerek maktule doğru sürdüğü, sanık …’nin aracın içinden maktule doğru 3-4 el ateş ederek maktulü öldürdüğü ve birlikte oradan kaçtıkları olayda;
Sayın çoğunluk sanık …’in TCK.nin 37. maddesi kapsamında cezalandırılmasına dair kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyorum.
Şöyle ki;
Müşterek faillik için Dairemizin istikrar kazanmış gerek uygulamada ve gerek doktrinde kabul görmüş kriterlerine göre;
a) Sanıkların suç işleme konusunda ortak karar almış olmaları,
b) Fiilin icrası üzerinde ortak hakimiyet kurarak işleyişine katılmalarının,
Gerektiği, somut olaya bakıldığında sanık …’in arkadaşlık ilişkisini kullanarak maktulü kafeye getirdiği, maktul ile birlikte bir süre oturduktan sonra buradan ayrıldığı, suçun işlendiği sırada orada dahi bulunmadığı halde fiilin icrası üzerinde ortak hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceği, sanık …’in bu eylemi olmadan da sanık …’nin maktulün yaşadığı evi veya işyerini öğrenerek burada eylemini gerçekleştirmesinin mümkün olduğu, …’in maktulü kafeye çağırarak …’nin fiili işlemesini kolaylaştırdığı, bu nedenle TCK.nin 39. maddesi kapsamında cezasından indirim yapılması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.