YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/16299
KARAR NO : 2019/9336
KARAR TARİHİ : 21.10.2019
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … Aile Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, artık değere katılma alacağı istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine, davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren “iki hafta” içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (HMK mad. 361/1)
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının, 20.03.2018 tarihinde, davacı vekili Av. …’in adliyede olması nedeniyle daimi çalışanı …’e tebliğ edildiği, davacı vekilince, 23.07.2018 havale tarihli dilekçeyle, harcı da aynı gün yatırılmak suretiyle, HMK’nin 361/1. maddesinde belirtilen iki haftalık temyiz süresi geçtikten sonra temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili, tebligatı alan kişinin yanında çalışmadığını, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürmekte ise de, yargılama aşamasında 12.12.2016 havale tarihli bilirkişi raporunun 21.12.2016 tarihinde aynı şekilde … isimli kişiye tebliğ edildiği, 16.02.2017 tarihli celsede, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği duruşma zaptında belirtildikten sonra, davacı vekilinin alınan beyanında, tebligata ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, tebligata ilişkin beyanda bulunmadığı, ayrıca İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının da, 11.09.2017 tarihinde, aynı şekilde … isimli kişiye tebliğ edildiği ve davacı vekilince süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf başvuru dilekçesinde de yapılan tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin bir itiraz ileri sürülmediği bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğinin usulüne uygun olduğu anlaşıldığına göre, davacı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin süreden REDDİNE, Yargıtay kararının bir örneğinin … Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.