YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1190
KARAR NO : 2021/1822
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kamu görevlisine direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık … ve … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
a) Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16.06.2014 tarihli rapor içeriğine göre, sol omuz tip 1 ac de eklem luksasyon mevcut olduğu, kırığa bağlı arızasının şahsi yaşam fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkiler nitelikte olduğu tespit edildiği, … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 28.03.2016 tarihli rapor içeriğine göre ise katılan adına düzenlenmiş Omuz MR, Toraks BT raporlarında kırık çıkık bulgusunun tarif edilmediğinin belirtildiği, raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmakla, olay tarihi olan 24/05/2014 tarihinde çekilen film, grafilerin ve tüm tıbbi evrakın temini ile birlikte özellikle olay nedeniyle katılanın omuz bölgesinde kırık oluşup oluşmadığının tespiti ile 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları da içerecek şekilde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulundan rapor aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Polis memuru olan sanıkların, katılana yönelik yaralama eylemlerini kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdikleri sabit olduğu halde, sanıklar hakkında TCK’nin 86/3-d maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
c) 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesindeki, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen cezanın, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılacağına dair düzenleme karşısında, katılandaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) derece olarak belirlendiği halde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2019 tarih, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 sayılı Kararına ve TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen cezada (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 18.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.