YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6109
KARAR NO : 2019/10664
KARAR TARİHİ : 27.11.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 12.01.2015 tarihinde borçluya ait malların haczedildiğini, istihkak iddiasının alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak öne sürüldüğünü açıklayarak davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, üçüncü kişi ile borçlunun kardeş oldukları, aynı alanda faaliyet gösterdikleri, alacaklı tarafça borçluya satılan ayakkabıların haciz adresinde bulunduğu, borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresinde faaliyette olmadığı, ispat yükü altında bulunan üçüncü kişinin istihkak iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu 12.01.2015 tarihli haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı olarak üçüncü kişinin borcun doğum tarihinden önce faaliyete başladığı ayakkabı-çanta satış mağazasında gerçekleştirildiği, evrak araştırmasında borçluya ait belgeye rastlanmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre, üçüncü kişi ile borçlunun kardeş olmaları, her ikisinin faaliyet konularının aynı olması ve üçüncü kişinin bir işçisinin öncesinde borçlunun işçisi olması tek başına, mülkiyet karinesinin borçlu lehine işletilmesi için yeterli değildir. Somut olayda mülkiyet karinesi davalı üçüncü kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davacı alacaklı tarafından delil olarak gösterilen nüfus kayıtları, ziyaretçi defteri, otel kayıtları, kira bedeli ödemesine ilişkin Banka kayıtları,çalışanlara ilişkin SGK kayıtları, telefon ve elektrik abonelik bilgileri, vergi dairesi kayıtları, takip dosyası ve ticaret sicil kayıtları, mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenden alınmasına 27.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.