YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17232
KARAR NO : 2020/3134
KARAR TARİHİ : 09.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl dosyada davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 1141 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki samanlık, ahır, küçük ev, kümes ve 1500 m2lik alanda yer alan fındık ağaçlarının …mirasçılarına, 479 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının …’e, 480 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının yarısının muris …’a, diğer yarısının ise davacı …’ye ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Asıl dosyada Davalı/karşı davacı/birleşen 2015/5 Esas sayılı dosyada davalı … vekili, dava konusu 1140 ve 1141 parsel sayılı taşınmazlardaki her türlü yapı ve fındık ağaçları ile 480 parsel sayılı taşınmazda 16.000 m2’lik alan üzerinde yer alan fındık ağaçları ile 479 parsel sayılı taşınmazda 13.000 m2’lik alan üzerinde yer alan fındık ağaçlarının vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, asıl davanın ve birleşen davanın ise reddini savunmuştur.
Birleşen 2015/5 Esas sayılı dosyada, davacı … vekili, dava konusu 480 parsel sayılı taşınmazın 11,5 dönümlük alanı üzerinde yer alan fındık ağaçlarının vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın 6100 Sayılı HMK’nin 150/1. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, karşı davanın kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl dosyada davacı/karşı davalı vekili … vekili tarafından asıl dava ve karşı davada vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davada, davalı-karşı davacı-birleşen davanın davalısı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 26533,72 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalılar …, .. ve …’den alınarak davalı-karşı davacı-birleşen davanın davalısı …’a verilmesine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava değeri 1.000,00 TL olarak gösterilmiş ve harç bu miktar üzerinden yatırılmıştır. 2.celse de, dosya işlemden kaldırılmıştır. Bu durumda, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken, fazladan 26533,72 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2. Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazlar taraflar adına paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Mahkemece, davalı aleyhine, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanırken, tapu payları dikkate alınmadığı gibi, temyiz eden …’ın 1140 parsel sayılı taşınmazda malik olmadığı hususu da gözden kaçırılarak, muhdesatların toplam değeri üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Açıklanan bu nedenle, karşı davadaki harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmın da bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, asıl dosyada davacı/karşı davalı vekili … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.