YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3144
KARAR NO : 2020/4965
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan babası Halil Solmaz’a ait dava konusu 26 parça taşınmazın, davalı …’ın mirasbırakandan hile ile aldığı vekaletname kullanılarak dava dışı 3. kişilere satış suretiyle devredildiğini, mirasbırakanın taşınmazlarını satma iradesinde olmadığını, davalı vekil …ile diğer davalı …’in iş birliği içerisinde, mirastan mal kaçırma amacıyla hareket ettiklerini, satış bedellerinin mirasbırakana ödenmediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek 3. kişilere temlik edilen dava konusu taşınmazlarda miras payına isabet eden şimdilik 30.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, mirasbırakanın iradesi doğrultusunda satış işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve satış bedellerinin mirasbırakana ödendiğini, dava konusu taşınmazlarda dava dışı diğer paydaşların da paylarını sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…Gerçekten de, iddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesinin içeriği ve dosyada mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; hile ile alınan vekâletname ile temliklerin gerçekleştirildiği dolayısı ile vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı açıktır….Ne var ki; mahkemece vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak hükme elverişli ve yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.Hâl böyle olunca; davanın vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilerek, iddia ve savunmanın yukarıdaki ilkeler uyarınca araştırılması, davanın son kayıt maliklerine yöneltilmediği ve tapu iptal- tescil isteğinde bulunulmadığı gözetilmek ve taleple bağlı kalınarak vekil kılınan murisin oğlu … tarafından 3. kişilere temlik edilen 4 parça taşınmaz (120, 1782, 770, 780 sayılı parseller) bakımından hâsıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de; Davacı dava dilekçesinde; muris tarafından vekil kılınan oğlu … tarafından yapılan temlikleri dava konusu ettiği halde vekil kılınan … ve … tarafından yapılan temlikleri de kapsar şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu 26. maddesine muhalefet ederek başka bir deyişle talep sonucu aşılarak hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi, davalı …’ın yapılan temliki işlemlere katılmadığı, vekil kılınmadığına göre hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken onun bakımından da davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı … yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı … yönünden ise vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedeni bakımından araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10.00. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.