YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1720
KARAR NO : 2021/2044
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme, yardım eden sıfatıyla nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : 1-)Sanıklar … ve … hakkında nitelikli kasten öldürme suçlarından TCK’nin 81/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla, sanıklar … ve … hakkında yardım eden sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçlarından TCK’nin 81/1-a, 39/1 ve 62. maddeleri gereğince ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkumiyetlerine, sanıklar …, …, … ve … hakkında ise yardım eden sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçlarından beraatlerine dair; Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 gün ve 2017/96 Esas ve 2018/134 sayılı kararı
2) İstinaf başvurularının esastan reddine dair; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesi’nin 30/05/2019 tarih ve 2019/1316 esas ve 2020/1273 sayılı kararı
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarih ve 2019/1316 esas ve 2020/1273 sayılı kararının, sanıklar … ve müdafii, … ve müdafii, …, … müdafileri ile katılan vekili
tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan Bölge Adliye Mahkemesi kararının CMK’nin 286/2. maddesine göre kesin nitelikte olması sebebiyle, sanık müdafiinin bu kararla ilgili temyiz isteminin CMK’nin 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarih ve 2019/1316 esas ve 2020/1273 sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine” dair hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık … ve müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, suç niteliğine, sanık … ve müdafiinin sübuta, suç niteliğine, haksız tahrikin varlığına, sanıklar … ve … müdafilerinin sübuta, katılan vekilinin sanık …’ın asli fail, …’ın ise azmettiren olarak cezalandırılmaları gerektiğine, beraat eden sanıklar …, …, … ve … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, sanık … hakkında hükmolunan ceza miktarı ile tutuklulukta kaldığı süre dikkate alınarak, müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince “Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22/02/2021 gününde, Üye …’in sanık … hakkında yardım eden sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmemesi gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2020/1720 E. 2020/2044 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık …’ın maktul …’u tasarlayarak öldürme suçuna yardımdan değil, suçluyu kayırma suçundan cezalandırılması gerektiğinden bahisle katılmamaktayım.
5237 sayılı Kanun’a göre suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen suç ortaklarına “şerik” denilmekte olup, şeriklik; azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen ancak yardım eden suç ortağı, gerçekleşen fiilden bağlılık kuralı uyarınca şerik olarak sorumlu olmaktadır. 5237 sayılı TCK’nin 39. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır.
Anılan düzenlemeye göre, maddi yardım;
a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek,
b)Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak olarak sayılmış,
Manevi yardım ise;
a) Suç işlemeye teşvik etmek,
b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,
c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaat etmek,
d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek şeklinde belirtilmiştir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Yerel Mahkeme tarafından sanık …’ın, HTS kayıtlarına göre sanıklarla irtibata geçtiği, beyanına göre olaydan sonra …’ı şehirden çıkardığı ve …’da bulunan silahı gördüğü, MOBESE kayıtlarına göre de park halinde bulunan … ve Medeni’nin öldürme fiilini gerçekleştirdikten sonra birlikte kaçtıkları aracın park yerinde plakasını söktüğü ve cinayeti işleyen …’ı olay yerinden kaçırdığı gerekçesiyle, … ve Medeni’nin fail olarak gerçekleştirdikleri öldürme eylemine yardım ettiği kabul edilmiş ise de sanık …’ın öldürme eylemi gerçekleştirilmeden önce diğer sanıklarla öldürme suçunu işlemeye yönelik fikir birliği içinde olduğuna, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi veya manevi nitelikte yardımda bulunduğuna ve suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat ettiğine ilişkin dosya içeriğinde kesin bir delil bulunmamaktadır.
Dosya kapsamına göre; sanık …’ın olaydan bir gün önce tanık …’dan borcuna karşılık … plakalı aracı teslim etmesini istediği, Medeni ve …’ın olay günü … plakalı araçla erken saatte olay yerinde konuşlandıkları, saat 07.00 sıralarında gerçekleştirdikleri öldürme eyleminden sonra sanık …’ın kullandığı… plakalı araçla olay yerinden kaçtıkları, bir süre sonra sanık …’nin araçtan indiği, sanık …’ın ise saat 07.39’da sanık …’ı aradığı ve yardım etmesini istediği, arama sırasında sanık …’ın telefonunun Siirt’ten sanık …’ın
telefonunun ise …’dan sinyal aldığı, …’dan Siirt’e gelene kadar … ile …’ın defalarca konuşarak …’ın nasıl kaçırılacağının planını yaptıkları, sanık …’ın aynı saatlerde tanık …’ı da defalarca arayarak kendisini aramaları halinde … plakalı aracı … ve …’a sattığını söylemesini istediği, bu teklifi Kerem’in kabul etmediği, Siirt’e gelen sanık …’ın, oluşa uygun olan Yerel Mahkemenin kabulünde belirtildiği üzere suçun işlenmesinden sonra sanık …’a yardım ettiği olayda; öldürme olayını fail olarak gerçekleştiren sanıklar … ve …’ın savunmalarında tüm aşamalarda suçu birbirlerinin üzerine attıkları hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Sanık … olayı diğer sanık … ile birlikte gerçekleştirdikten ve Medeni’nin aracından inmesinden sonra ceza almaktan kurtulmak amacıyla sanık … ve tanık …’ı arayarak kendisine yardım etmelerini istemiştir. Sanık … akrabası olan …’ın kaçması için yardım etmiş, tanık Kerem ise yardım etmemiştir.
Sanık …’ın öldürme olayından önce veya işlenmesi sırasında fiile maddi veya manevi herhangi bir katkısı olmamıştır. Sanık …’ın suç işlendikten sonra gerçekleştirdiği yardımının TCK’nin 39. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için anılan maddenin “2-c” maddesine göre “suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaat etmesi” gerekmektedir. Sanık …’ın öldürme suçunun tamamlanmasından sonra yardımda bulunacağını vaat etmeden amcası olan sanık …‘ın kendisini telefonla araması üzerine bulunduğu ilçeden Siirt’e gelerek …’ı şehir dışına kaçırması eyleminin, TCK’nin 283. maddesi kapsamında “suçluyu kayırma” suçu olarak değerlendirilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sanık … hakkında tasarlayarak öldürme suçuna yardımdan kurulan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.