YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4475
KARAR NO : 2019/7682
KARAR TARİHİ : 18.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İ
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.02.2019 tarihli ve 2018/15629 Esas, 2019/2133 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçelerinde, davacıların …’da kurulu Mülhak … Vakfı’nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın kabulüne dair verilen kararın davalı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.02.2019 tarihli ve 2018/15629 Esas, 2019/2133 Karar sayılı ilamı ile onanmasına dair kararının davalı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından düzeltilmesi istenildiğinden dosya yeniden incelenmiştir.
Dava, mülhak vakfın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 3.maddesine göre, mülhak vakıf mülga 743 sayılı TMK’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı TMK’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun’un 6. ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Vakıflarla ilgili açılan davalarda yetkili mahkeme belirlenirken 6100 sayılı HMK’de iki ayrı düzenlemenin dikkate alınması gerekir;
Kesin yetki kuralının öngörüldüğü 14/2. madde de, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, mevcut bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu bu özel ve sınırlı hal dışında kesin yetki kuralının mevcut olmadığı, maddede düzenlenen yetkinin, kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece yargılamanın her safhasında re’sen dikkate alınması gerekir.
Kesin yetki kuralı dışındaki genel yetkili mahkeme ise, 1086 sayılı HUMK’un 9.maddesini karşılayan 6100 sayılı HMK’nin 6. maddesinde düzenlenmiş, buna göre; yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca aynı Kanun’un 19/4. maddesine göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (re’sen) yetkisizlik kararı veremez.
4721 sayılı TMK’nin 51. maddesinde; tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu hükme bağlanmıştır. İntifa haklarının (tevliyet, sükna ve galle) tespit ve tahsili için; mülhak vakıflar aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, vakfın yerleşim yeri (kurulduğu yer) mahkemeleri kesin yetkilidir.
Dava konusu vakıf, mülga 743 Sayılı TMK’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıf, yani “mülhak vakıf”tır. Dosyada bulunan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden gelen 08.05.2015 tarihli yazı ekinde bulunan vakfiyeye göre dava konusu mülhak vakfın …’da kurulduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nin 114. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olup, dava şartlarının 115.madde gereği yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Yine aynı Kanun’un 19. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Bu durumda mahkemece, vakfın merkezinin bulunduğu (kurulu olduğu yer) … Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olması sebebi ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru olmamış, bu defa yapılan incelemede görülen bu husus nedeniyle onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Genel Müdürlüğü vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 28.02.2019 tarihli ve 2018/15629 Esas, 2019/2133 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 442/1 maddesi gereğince aynı mahkeme ilamı ile ilgili bir defadan fazla karar düzeltme isteğinde bulunulamayacağından ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 18.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.