YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5281
KARAR NO : 2019/9078
KARAR TARİHİ : 16.10.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Babalığın Hükmen Tespiti, Tazminat, Nafaka
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde; 01.09.2015 tarihinde doğan çocuğun babasının, davacının 24.03.2015 tarihinde boşandığı… olduğu ileri sürülerek davalının çocuğun babası olduğunun tespiti ile tazminat ile çocuk için nafaka istenmiştir.
Mahkemece, babalık hükmü ile birlikte 4.003 TL maddi tazminat ve aylık 200 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş, davalının temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazları reddedilerek çocuğun doğumdan itibaren üçyüz gün içerisinde doğduğu ve davalı baba hanesine tescil edildiği bu sebeple babalığın tespitine yönelik davanın reddine karar verilmesi yerine kabulü doğru görülmemiş, mahkemece bozma ilamına uyularak babalık davasının reddine, maddi tazminat ve iştirak nafakası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 301. maddesi kapsamında anne tarafından açılan babalığın tespiti, maddi tazminat ve nafaka istemine ilişkindir.
4721 sayılı TMK’nin “Babalık karinesi” başlıklı 285.maddesi gereği; “Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır” düzenlemesi gereği davacı anne ile davalı babanın boşanma tarihinden itibaren henüz üç yüz gün dolmadan yüz elli yedinci gün doğan çocuğun babası kanun gereği davalı koca olduğundan davacının TMK’nin 301.maddesi kapsamında babalık davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi yerine kesin hüküm oluşturacak şekilde esastan reddine karar verilmesi, bundan ayrı olarak babalığın hükmen tespiti davası ile birlikte babalığın fer’i niteliğinde olan TMK’nin 304. maddesinde yazılı ananın mali haklarına ilişkin talep ve aynı Kanunun 182. maddesinde yazılı çocuk için nafaka istekleri ayrıca harca tabi olmadığı gibi, kabul veya reddi halinde bu talepler yönünden vekalet ücretini gerektirmeyeceğinden asıl talep olan babalığın hükmen tespiti isteminin kabulü halinde davacı lehine, reddi halinde ise davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı yerine davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hükmün (1.) ve (7.) fıkralarının HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (1.) fıkrasının ikinci satırında yer alan “REDDİNE” ibaresinden önce gelmek üzere “USULDEN” kelimesinin yazılmasına, hükmün (7.) fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine; “7-Davalı işbu davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince maktu 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE,” ibaresinin yazılmak suretiyle Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.