YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12202
KARAR NO : 2020/8723
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve 2019/466 esas, 2019/657 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16/03/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık … hakkında, 22/07/2004 tarihli kenevir ekme suçu nedeniyle, Palu Cumhuriyet Başsavcılığının 27/07/2004 tarihli, 2004/196 hazırlık, 2004/85 esas ve 2004/75 sayılı iddianamesi ile sanığın 2313 sayılı Kanun’un 3.maddesi delaleti ile aynı Kanun’un 23/4 ve 765 sayılı TCK’nın 36. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Palu Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2- Palu Asliye Ceza Mahkemesinin 07/10/2004 tarihli ve 2004/88 esas, 2004/122 sayılı kararı ile, sanığın 2313 sayılı Kanun’un 3652 sayılı Kanun ile değişik 23/4-son cümlesi ve 765 sayılı TCK’nın 59/2, 647 sayılı Kanun’un 4. maddeleri gereğince sanığın sonuç olarak 4.455.000.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verildiği, sanığın kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanun 8/2. maddesi uyarınca 5237 sayılı Kanun ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında mahkemece yeniden değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iade edildiği, Palu Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2005 tarihli ve 2005/191 esas, 2005/160 sayılı kararı ile, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Elazığ Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği,
3- Elazığ Ağır Ceza Mahkemesinin, 17/02/2006 tarihli 2006/117 esas ve 2006/ 460 sayılı görevsizlik kararı üzerine, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesi’ne gönderildiği, Yargıtay 5.Ceza Dairesi’nin 08/06/2006 tarihli, 2006/5361 esas ve 2006/5127 karar sayılı ilamı ile, Elazığ Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği,
4- Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/07/2010 tarihli ve 2006/389 esas, 2010/ 208 sayılı kararı ile sanığın, 2313 sayılı Kanun’un 23/4-son cümlesi ve 765 sayılı TCK’nın 59/2 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5272 sayılı CMK’nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8.madde uyarınca 5 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına karar verildiği, sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen kararın 03/08/2010 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
5- Sanığın denetim süresi içerisinde 20/12/2013 tarihinde işlediği parada sahtecilik suçu nedeniyle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/01/2019 tarihli ve 2018/485 esas,2019/63 sayılı kararı ile, sanığın cezalandırılmasına ve Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın 28/05/2019 tarihinde kesinleştiği,
6- İhbar üzerine kanun yararına bozma istemine konu Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve 2019/466 esas, 2019/657 sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına ve sanığın 2313 sayılı kanun’un 23/4-son cümlesi ve 765 sayılı TCK’nın 59/2 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 08/11/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’nun, anılan Kanun’un 23/4-son cümle ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/07/2010 tarihli ve 2006/389 esas, 2010/208 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 03/08/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, adı geçen sanığın denetim süresi içinde 20/12/2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, yapılan yargılama neticesinde hakkındaki hükmün açıklanarak 2313 sayılı Kanun’un 23/4-son cümle ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve 2019/466 esas, 2019/657 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1- Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/07/2010 tarihli kararının kesinleşmesinden sonra, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesi ile 2313 sayılı Kanun’un 23. maddesinde değişiklik yapıldığının anlaşılması karşısında, deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi gereğince hukukî durumunun yeniden değerlendirilip uyarlama yargılaması yapılması gerekirken, hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesinde,
2- Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için, anılan kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Kanun’un 102/4 ve 104/2. madde ve bentleri gereğince olağan dava zamanaşımının 5 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 6 ay olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda alınan ilk savunma tarihi olan 18/06/2010 gününden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 31/10/2019 tarihine kadar geçen 9 yıl 4 ay 13 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03/08/2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 20/12/2013 tarihleri arasında geçen 3 yıl 4 ay 17 günlük durma süresi de çıkarıldığında 5 yıl 11 ay 26 gün geçmiş olduğu, yine suç tarihi olan 22/07/2004 tarihinden, kararın verildiği 31/10/2019 tarihleri arasında 15 yıl 3 ay 9 günlük geçen süreden 3 yıl 4 ay 17 günlük durma süresi çıkarıldığında da suç tarihinden itibaren kararın verildiği tarihe kadar 11 yıl 10 ay 22 günlük sürenin geçmiş olduğu, bu halde olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmuş olduğu cihetle, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımının dolması nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve 2019/466 esas, 2019/657 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Kenevir ekme suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda; Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/07/2010 tarihli ve 2006/389 esas, 2010/208 sayılı kararı ile, 2313 sayılı Kanun’un 23/4-son cümle ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 03/08/2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 20/12/2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve 2019/466 esas, 2019/657 sayılı kararı ile, hakkındaki hükmün açıklanarak 2313 sayılı Kanun’un 23/4-son cümle ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
1- Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/07/2010 tarihli kararının kesinleşmesinden sonra, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesi ile 2313 sayılı Kanun’un 23. maddesinde değişiklik yapıldığının anlaşılması karşısında, deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi gereğince hukukî durumunun yeniden değerlendirilip uyarlama yargılaması yapılması gerektiği gözetilmeden, hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğu gibi,
2- Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için, kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. madde ve bentleri gereğince olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 6 ay olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda alınan ilk savunma tarihi olan 18/06/2010 gününden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 31/10/2019 tarihine kadar geçen 9 yıl 4 ay 13 günlük süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03/08/2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun tarihi olan 20/12/2013 tarihleri arasında geçen 3 yıl 4 ay 17 günlük durma süresi çıkarıldığında 5 yıl 11 ay 26 günlük sürenin geçmiş olduğu, yine suç tarihi olan 22/07/2004 tarihinden, kararın verildiği 31/10/2019 tarihleri arasında 15 yıl 3 ay 9 günlük geçen süreden 3 yıl 4 ay 17 günlük durma süresi çıkarıldığında da suç tarihinden itibaren kararın verildiği tarihe kadar 11 yıl 10 ay 22 günlük sürenin geçmiş olduğu, bu halde olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmuş olduğu anlaşıldığından; sanık hakkındaki kamu davasının, zamanaşımının dolması nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanık hakkındaki kamu davasının, zamanaşımının dolması nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden;
Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve 2019/466 esas, 2019/657 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak; 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE”
Dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
09/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.