Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13052 E. 2021/1900 K. 04.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13052
KARAR NO : 2021/1900
KARAR TARİHİ : 04.03.2021

DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2017 tarihli ve 2013/189 Esas, 2017/180 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar nedeniyle 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Ankara 9. Aile Hukuk Mahkemesince davanın kabulüyle 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiştir.
Dava; ecrimisil isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de “Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırı 2018 yılı itibarıyla 47.530,00 TL olarak uygulanmaya başlamıştır.
Somut olayda, temyize konu ecrimisil alacağı belirsiz alacak niteliğinde olup, davacının dava dilekçesinde dava değerini 10.000,00 TL olarak gösterdiği, alınan bilirkişi raporunda alacak miktarının 14.061,89 TL belirlendiği, taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL ecrimisile hükmedildiği anlaşıldığından, alacağın 2018 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle miktar ve değeri 47.530,00 TL’yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 04.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi