YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5341
KARAR NO : 2021/5092
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında, … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.11.2011 tarih ve 2011/872 Esas – 2011/1395 Karar sayılı ilk kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-a ve 62 maddeleri gereğince verilen “5 ay hapis” cezasının TCK’nin 51. maddesi uyarınca ertelendiği ve yine aynı kararda 6136 sayılı Kanun 15/1 ve 62 maddeleri gereğince “3000 TL ve 375 TL adli para cezası” verildiği, hükümlerin sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.02.2014 tarih ve 2013/19828 Esas – 2014/5906 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK’nin 231. madde uygulamasının tartışılması yönünden bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında TCK’nin 86/2, 86/3-a, ve 62. maddeleri gereği “5 ay hapis” ve 6136 sayılı Kanun 15/1, 62 maddeleri gereği “5 ay hapis ve 375 TL adli para cezası” ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün CMK’nin 231/11. maddesi gereğince aynen açıklanmasına karar verilmiş ise de; Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarih, 2014/71 Esas – 2016/42 Karar sayılı kararı gereğince sanık hakkında bozma ilamından önce kurulan hüküm ile kazanılmış hak teşkil eden kasten yaralama suçu için erteleme müessesenin uygulanmaması ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçu için verilen hapis cezasının TCK’nin 50/1-a maddesine göre adli para cezasına çevrilmemesi suretiyle kazanılmış hakkı ihlal edilerek, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması,
2)Sanığın yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” ve 6136 sayılı Kanun’un 15/1 maddesinde yer alan “yasak bıçak taşıma suçlarına” ilişkin olduğu, bahse konu basit kasten yaralama eylemi yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık yönünden “altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına” ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmüne, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibarıyla Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.