Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/7523 E. 2019/5030 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7523
KARAR NO : 2019/5030
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı vekili; borçlu aleyhine yapılan takip sonucu borçlu şirket adresine gidildiğinde üçüncü kişinin faaliyette olduğunun görüldüğünü, borçlu şirket ve istihkak iddiasında bulunan şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, kurucu ortaklarının aynı olup üçüncü kişinin borçlunun devamı niteliğinde olduğunu, davalarının kabulü ile istihkak iddiasının kaldırılmasına ve haczin devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili; borçlu ve üçüncü kişi şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlu ve üçüncü kişinin ortaklık yapısı incelendiğinde birbirlerinin devamı olan şirketler olduğu ve mahcuzu beraber ellerinde bulundurdukları dikkate alınarak aralarında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1.İstihkak davaları İİK’nin 97. maddesi gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca, alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4’ü anılan Kanun’un 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra, yargılamaya devam olunması, yargılama tamamlanıp davanın kabulüne karar verildiğinde ise davada haksız çıkan taraftan eksik kalan karar ve ilam harcının alınması gerekir.
Somut olayda, değer belirtilmeksizin dava açılmış, yukarıda izah edilen ilke ışığında eksik olan dava harcı yargılamalar sırasında ikmal edilmediği gibi, yargılamaya devam olunarak neticede davanın kabulüne karar verilmiş olmakla hükmün anılan usuli eksiklikler sebebiyle sair temyiz itirazları incelenmeksizin re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davalı üçüncü kişinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.