YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4650
KARAR NO : 2019/8781
KARAR TARİHİ : 09.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Soybağının Reddi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Asıl ve birleşen dosyaların dava dilekçesinde, davacı … ile davalı …’in evlilik birliği içinde doğan çocuklar … … ve …’un biyolojik babasının davacı olmadığı ileri sürülerek soybağının reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece, davalılara ulaşılamadığı ve DNA incelemesine esas örnek alınamaması sebebiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 286 ve devamı maddelerinde düzenlenen koca tarafından çocuklar ile anneleri aleyhine açılan soybağının reddine ilişkindir.
1.Birleşen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/364-782 sayılı dosyası yönünden;
1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda derdestlik dava şartı olarak düzenlenmemiş iken 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun dava şartları ve ilk itirazlar başlıklı 114/1-ı maddesinde, derdest dava olmaması dava şartlarından sayılmıştır. Derdestlik, tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus re’sen veya talep üzerine dikkate alınır ve ikinci dava dava şartları yokluğundan esasa girilmeksizin reddedilir. Dava şartları, kamu düzeniyle ilgili olduğundan; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (6100 s. HMK’nin mad. 115/1)
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı vekili tarafından 02.02.2015 tarihinde davalılar aleyhine soybağının reddi istemli dava açılmış ve dosya … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/83 Esas sayılı sırasına kaydedilmiş, daha sonra aynı istem ile ilgili olarak ilgili olarak 04.05.2015 tarihinde davacı vekili tarafından davalılar aleyhine dava açılmış, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/364 Esas sırasına kaydedilen dosya 01.10.2015 tarihli birleştirme kararı ile daha önce açılan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/83 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. İlk açılan dava, daha sonra açılan ve birleştirilen dosya yönünden derdest (görülmekte olan dava) bulunmaması olumsuz dava şartı niteliğindedir. Açıklanan sebeplerle aynı konuya dair derdest dava bulunması sebebi ile dava şartı yokluğundan birleşen davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek asıl dava ile birlikte davanın reddine karar verilmesi,
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, soybağının reddi istenilen çocuk Yaren’e kayyım atanmadığı, davacı Armağan vekili Av. … Yıldırım’a verilen … İkinci Noterliğinin 01.12.2005 tarihli ve 14219 yevmiye numaralı vekaletnamesinin boşanma davası ve genel yetki içeren vekaletname olduğu, davacı Armağan’ın da duruşmalara katılıp beyanda bulunmadan yargılamanın sürüdürülerek karar verildiği tespit edilmiştir.
2.Asıl dava yönünden;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 426/2. maddesinde, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, vesayet makamınca ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Mahkemece, davalı küçüklere kayyım tayin ettirilerek husumetin kayyıma yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delillerinin toplanılması, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekliği halde, bu husus göz ardı edilerek eksik hasımla işin esasının incelenmesi,
3.Kabule göre de; 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 292/1. maddesinde, uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak ve ayrıca … yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkesin soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorunda olduğu, haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması halinde hâkimin incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar vereceği hükmü bağlandığından; Mahkemece, açıklanan kanun hükmü gözetilerek iddiayla ilgili DNA incelemesine yönelik işlem yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi, doğru değil ise de davacının temyiz dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden,…Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/113 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 19.02.2019 sayılı raporunun alındığı anlaşılmakla bahsi geçen dosyanın getirtilerek bilgi ve belgelerin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.