YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13585
KARAR NO : 2020/2726
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Ve Tapunun Beyanlar Hanesine Şerhi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davaya konu 289 parsel üzerinde bulunan bağ ve fıstık ağaçlarının davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların davacıya ait olduğunun tespiti ile tapu beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2014/21913 Esas, 2016/5865 Karar sayılı ilamıyla, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, taşınmaz ve muhdesatların kamulaştırmaya konu olduğuna dair herhangi bir iddia, savunma, bilgi ve belge de bulunmadığı gibi dava konusu 289 parsel sayılı taşınmazın dosya içeriğinde bulunan tapu kaydına göre, tam hisse ile davalı adına kayıtlı olduğu, davacının ise tapu kayıt maliki olmadığı bu nedenle davacının muhdesatın tespiti davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, bir başka deyişle dava şartının gerçekleşmediği, davacının dava konusu parsel üzerindeki ağaçlar yönünden tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gibi bu hususun tapu kütüğüne şerh verilmesi imkanının da mevcut olmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası incelenerek hüküm kurulması doğru olmadığından, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, muhdesatın tespiti ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerhi istemine ilişkidir.
Hukuki yarar dava şartı olup, dava şartının yokluğu halinde davanın usulden reddine karar verilir (HMK mad. 114/1-h,115) Mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşıldığına göre, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmının HUMK’un 438/7. (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile vekalet ücretine ilişkin 6 numaralı hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere “7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yeni (7.) bent olarak yazılmak ve bent numaraları teselsül ettirilmek suretiyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23,00 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.