Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4933 E. 2021/3949 K. 12.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4933
KARAR NO : 2021/3949
KARAR TARİHİ : 12.03.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Silahlı terör örgütü (PKK/KCK) üyesi olmak ve muhtelif suçlardan Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’nun, suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak eylemi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-l maddesi uyarınca 11 gün hücre cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 30/03/2007 tarihli ve 2007/55 sayılı disiplin cezasına karşı yapılan şikâyetin reddine ve disiplin cezasının onaylanmasına ilişkin Bolu İnfaz Hâkimliğinin 12/04/2007 tarihli ve 2007/183 esas, 2007/180 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2007 tarihli ve 2007/429 müteferrik sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre;
1)Hükümlü …’nun 22/03/2007 ve 23/03/2007 tarihli dilekçelerinin, terör örgütü elebaşısı … …’ı övücü nitelikte ifadeler içermesi nedeniyle terör örgütü propagandası yaptığından bahisle haklarında hücre disiplin cezaları verilmiş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08/05/2017 tarihli ve 2017/420 esas, 2017/1489 karar sayılı ilâmı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2010/8911 esas, 2012/5154 karar sayılı ilâmında, “Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçe ile yargı mercilerince yapılan soruşturmalara tepki olarak ‘Ben de sayın … diyorum ve bu suçu işleyip kendimi ihbar ediyorum’ şeklinde kanaatini açıklamaktan ibaret eylemde suç ve suçluyu övme suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı” yönünde karar verildiği, ayrıca resmi kurumlara gereğinin yapılması için yazılan dilekçelerin aleniyet unsuru taşımadığı, bu itibarla eylemlerin terör örgütü propagandası niteliğinde kabul edilemeyeceği gözetilmeksizin bu yönden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde,
2)Kabule göre de; 4675 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca öngörülen kanun yolunun şikâyet yolu olduğu gibi anılan Kanunun 6/3. maddesi gereğince infaz hâkimliğinin şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar vereceği hüküm altına alınıp yine anılan Kanunun 6/5. maddesi gereğince infaz hâkimliği kararlarına karşı tebliğden itibaren bir hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebileceği öngörüldüğünden, infaz hâkimliğince sadece şikâyetin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, şikayetin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13/10/2020 gün ve 94660652-105-14-11841-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2007 tarihli ve 2007/429 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.