YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15784
KARAR NO : 2021/1765
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; müvekkil ile davalıların …köyü 3533 parsel sayılı taşınmazın paylı malikleri olduğunu, taraflara miras olarak kalan bu taşınmaz üzerinde işletmelerin ve meskenlerin mevcut olduğunu, dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını ve Burhaniye 2. Noterliğinden 04.04.2012 tarihli ve 2151 yevmiye nolu ihtar ile müvekkilin paylarının ödenmesinin ihtar edildiğini, yaklaşık 7 ay geçmesine rağmen her hangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, bilirkişilerce hesaplanacak 6000 TL ecrimisil bedelini her ay tahakkuk ettiği aydan işleyecek yasal faiziyle birlikte talep etmiştir.
Davalılar …, … ve … ve … vekilleri; dava konusu taşınmazın tapu kaydına ve veraset ilamına uygun kullanıldığını beyan etmiş ve davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının davasının davalı … yönünden kısmen kabulüne, 1.387,20 TL ecrimisil bedelinin davalı …’ten dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara eşit şekilde verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Her ne kadar Mahkemece hüküm fıkrasının 8.bendinde davalı … kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ne göre hesaplanan 553,53 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı …’e verilmesine karar verilmiş ise de karar tarihi olan 2013 yılında ki AAÜT uyarınca vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından yürürlükte olan AAÜT’ne göre 1320,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı …’e verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücreti verilmesi doğru değildir
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK’un 438/7. (HMK’nin 370.) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 8. bendinde geçen “AAÜT’ne göre hesaplanan” ifadesinden sonra gelen” “553,53 TL” ifadesi çıkarılarak yerine “(1320,00 TL)” ifadesinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı nedenlerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.