YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5727
KARAR NO : 2021/3557
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13 Esas – 12 Karar sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında verilen 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3)Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık … hakkında müşteki Serdal’a karşı 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. maddesi gereğince tehdit suçlarından kamu davaları açıldığı, suç tarihinde atılı suçun uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alınması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesinin 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı farklı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşmanın mümkün olabileceği hükmünün de getirilmiş olması karşısında, sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4)Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Müşteki … hakkında Fatih Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 02.10.2014 tarihli adli raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığının anlaşılması karşısında, müştekiye ait tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının, varsa grafilerinin en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliğinin ne olduğu konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b)Müşteki … hakkında Fatih Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 02.10.2014 tarihli adli raporda müştekinin hayat fonksiyonlarını (2.) derece etkileyecek kemik kırığı olduğunun belirtilmesine rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca artırım yapılaması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
c)Sanığın kardeşi olan müştekiye karşı kasten yaralama eylemini silahtan sayılan sopayla gerçekleştirdiğinin iddia ve kabul olunmasına rağmen, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezanın, aynı olayda iki nitelikli halin (5237 sayılı TCK’nin 86/3-a ve 86/3-e bendlerinin) birleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesi gereğince cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d)Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2014 tarih, 2014/197 Esas ve 2014/416 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 2000 TL adli para cezasının karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başka ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilerek sanık hakkında TCK’nin 58. maddesi hükmünün uygulanması,
e)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 09.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.