YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/187
KARAR NO : 2020/5251
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar; kök mirasbırakan dedeleri …’tan kalan dava konusu 115 ada 11, 289 ada 134 ve 102, 134 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazları mirasbırakanları … ve …’nin diğer davalıların mirasbırakanları … ile yaptıkları 25.02.1976 tarihli rıza-i … işlemi ile paylaştıklarını, ne var ki mirasbırakanları … ve …’nin çok değersiz yerleri almasına karşın diğer … mirasçılarının ( davalıların mirasbırakanları …’nün ) değerli yerleri aldığını, rıza-i taksimin bağış işlemini gizleme amacı taşıdığını, asıl amacın kendilerinden mal kaçırmak olduğunu, …’ın erkek çocuklarına değerli yerlerin muvazaalı bir … işlemi ile verildiğini, kök parsellerin ifraz, tevhit, kat mülkiyeti vb. işlemler ile yeni taşınmazlara gittiğini ileri sürerek, davacılar ve davalıların 3. kişilere sattıkları yerlerin miras paylarından mahsup edilmesini, halen davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar ve davalılar adına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemişlerdir.
Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar; rıza-i taksimin usul ve yasaya uygun olduğunu, mirasçılar arasında mutlaka eşit oranda paylaşım olmasının gerekmediğini, mirasçıların bizzat katılımı ile taksimin yapıldığını, dava konusu taşınmazların günümüze kadar taksime uygun kullanıldığını, miras taksimine ilişkin işleme karşı muris muvazaasına dayalı dava açılamayacağını, satış veya ölünceye kadar bakma akdi bulunmadığını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, işlemlerin muvazaalı olmadığı, tenkis isteği yönünden de hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar, Dairece; ‘’ … Bu durumda davacı tarafın talep ettiği deliller toplanmadan karar verilmesinin Anayasanın 36.maddesi ve …. İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde ifadesini bulan adil yargılanma hakkı ile HMK’nin 27.maddesinde belirtilen hukuki dinlenme hakkına aykırı olduğu açıktır. Öyle ise, mahkemece yukarıda belirtilen usul kuralları yerine getirilmeden ve tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmadan sonuca gidilmiş olması doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde iddiaların kanıtlanamadığı ve tenkis isteği yönünden de hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 20.10.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat …. ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, 25.02.1976 tarih ve 673 yevmiye no’lu işlem ile yapılan rıza-i … yönünden 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri olmadığı gözetilerek tapu iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi bu gerekçe ve sonucu itibariyle doğru olduğuna göre davacılar vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalılar vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 23.00 TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 20/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.