Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/27803 E. 2020/3843 K. 27.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/27803
KARAR NO : 2020/3843
KARAR TARİHİ : 27.02.2020

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacı işçinin en son … Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı olarak yangın ekibinde yangın müdahale işçisi olarak mevsimlik işçi statüsünde çalıştığını, iş sözleşmesinin askıya alınmasından sonra yangın sezonu başında vize alamaması sebebiyle davalı işyerinde işe başlatılmadığını, yangın ekibinde 1 Haziran- 31 Ekim tarihleri arasında işyerinde haftanın 6 günü hazır beklediğini, yangınlara müdahale ettiğini, işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi’nin 22/a maddesinde fazla çalışma ücretlerinin % 75 zamlı ödeneceğinin belirtildiğini, ayrıca bu şekilde yangın ekiplerine hazır bekledikleri her gün için 3 saat fazla çalışma ücreti ödenmesi gerektiğini, ancak davalının tam olarak ödeme yapmadığını, yangın dönemine rastlayan bütün bayram ve genel tatillerde aralıksız çalıştığını, ancak ücretlerinin ödenmediğini öne sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışması olup olmadığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.Aynı ispat kuralları ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı için de geçerlidir. Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, TİS madde 22/f gereği günlük çalışma süresine tabi olmadan yangın gözetleme kuleleri ile ilk müdahale ekiplerinde çalışan işçilerden idareye ait veya kiralık binalarda hizmete hazır halde bekletilenlerin bu şekilde bekletilen her gün için günde 3 saat fazla çalışma ücreti ödeneceğinin düzenlendiği, davacının 1 Haziran-31 Ekim tarihleri arasında davalı müdürlük bünyesinde haftanın 6 günü işyerinde kalarak göreve hazır halde beklediğinin kabulü ile her hafta haftanın 6 günü günlük 3 saat ayrıca fazla çalışma tutarında ücrete hak kazanacağı buna göre ödenen tutarlar mahsup edilerek davacının hak kazandığı fazla çalışma ücreti alacağının hesaplandığı ve ayrıca davacının orman yangın tehlikesi bulunan dönemlere denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ancak ücretinin ödenmediği kabulüne göre fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hesaplanmıştır.Ne var ki; varılan sonuç dosya içeriği ve ispat durumu ile örtüşmemektedir. Dava dosyasında, dava zamanaşımı savunması gözetilerek 01.06.2010 tarihinden sonrası için fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanmış ise de; dosya içerisinde davalı tarafından tutulan ve sunulan Mayıs-Kasım 2012 ve Mayıs -Eylül 2013 tarihleri arası döneme ait imzasız puantaj kayıtları dışında davacının çalışmalarını gösteren herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davacı, talep ettiği alacakları ispata yarar herhangi bir yazılı delil sunmadığı gibi tanık deliline de başvurmamıştır. Oysa, fazla çalışma yaptığını ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatla yükümlü olan davacı işçidir.
Şu halde; Mahkemece sadece davalı tarafından kayıt sunulan dönem için ve kayıtlarda belirtilen çalışma şekli dikkate alınarak hesaplama yapılıp, davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra varsa ödenmeyen fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hüküm altına alınması yerine; yöntemince ispat bulunmadığı halde, kayıt sunulmayan dönemi de kapsar şekilde ve kayıtlarda belirtilenden farklı bir çalışma düzeni kabul edilerek hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.