Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/3632 E. 2019/7932 K. 23.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3632
KARAR NO : 2019/7932
KARAR TARİHİ : 23.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, 260 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davacı ve davalıların hissedar olduklarını, tapuda arsa olarak görünen taşınmazın üzerinde bulunan bina niteliğindeki muhdesatın zemin katının, davacı ile davalıların murisinin birlikte yaptıklarını, 2. ve 3. katların ise davacı tarafından yapıldığını, davacının, davalıların murisi olan kardeşi ile birlikte yaptıkları zemin katı 1992 yılında bedeli ödenerek muris kardeşinden satın alındığını, bu nedenle zemin kat da dahil olmak üzere binanın tamamının davacıya ait olduğunu belirterek 260 ada 3 parselde tapuya kayıtlı arsa vasfındaki taşınmaz üzerinde bulunan zemin ve zemin üzerinde bulunan iki normal kattan ibaret binanın davacıya aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili ise savunmasında 260 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın davacının ve davalıların murisinin babası olan kök muris … Yener tarafından yapıldığını, kök murisin vefatından sonra davacı ile davalıların murisinin aralarında sözlü biçimde anlaşarak zemin kat üzerine birinci katı davalıların murisi olan Abdurrahim Yener’in yapması, birinci kat üzeri ikinci katın ise davacı … tarafından yapılmasını kararlaştırdıklarını, davalıların murisi olan Abdurrahim Yener’in birinci katın inşaatının %80’ini tamamladıktan sonra bu katı davacının yeğeni olan Osman Yener’e bıraktığını, bu nedenle arsa ve arsa üzerindeki binanın zemin ve zemin üstü birinci katının davacı ve davalıların ortak mülkiyetinde olduğunu, ikinci katın ise tamamen davacının kendi birikimiyle yapıldığını, ikinci katta davalıların herhangi bir payının olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek 260 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın … ve zemin katına yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, birinci katın yüzde yirmisinin davacıya aidiyetinin tespitine, ikinci normal katın ise HMK md. 308 gereğince davacıya aidiyetinin tespitine hükmedilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir.
22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku’nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan iyileştirici imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu hükümlerine göre sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin muhdesatın birinci normal katına yönelik temyiz itirazına gelince; davalı tanıklarının, dava konusu birinci katın yüzde sekseninin davalıların murisi Abdurrahim Yener tarafından yapıldıktan sonra bu haliyle davacıya satıldığına dair beyan ve kabulleri, dosya kapsamında yapılan keşif neticesi alınan inşaat bilirkişisi raporunda birinci katın inşaa sürecine ilişkin tespitlerden ve dinlenen tanık beyanlarından birinci katın eksik yüzde yirmilik kısmının satıştan sonra davacı tarafından tamamlandığının anlaşılması hususu birlikte değerlendirildiğinde davacının 1. kata ilişkin yapmış olduğu işlerin iyileştirme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, mahkemece 1. kat yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı ve eksik değerlendirme ile yazılı şekilde birinci katın yüzde yirmisinin davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.