YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/31955
KARAR NO : 2021/1745
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-TCK’nın 158/1-d, 62, 53/1, 58 maddeleri gereği mahkumiyet
2-TCK’nın 207/1, 62, 53/1, 58 maddeleri gereği mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan …’un kimliğini kaybettiği ve yeni kimlik çıkarttığı, katılanın kayıp kimliğini bir şekilde ele geçiren ve telefon numarasını öğrenen sanığın, bu kimliğe kendi fotoğrafını yapıştırıp mağdur …’in yetkilisi olduğu Vodafone bayiine müracaat ederek sim kartının kaybolduğunu söyleyip yeni sim kart talebinde bulunduğu, aslı ele geçirilemeyen kimliği ibraz ederek düzenlenen sim kart değişiklik formunu imzaladığı, yeni sim kart çıkartılıp sanığa verildiği ve sanığın hattı kullandığı, kendisine ait hattın kapandığını farkeden katılanın vodafone bayisine müracaat ettiğininde adına yeni sim kart çıkartıldığını ve kullanıldığını öğrendiğini, bu suretle sanığın atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;
1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanık savunması, katılan beyanı, HTS kayıtları, Vodafone A.Ş. yazıları, kimlik sureti ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Hükümden önce 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan, 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa önödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.