Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/18684 E. 2021/7338 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18684
KARAR NO : 2021/7338
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçundan dava açıldığı halde, 31.03.2016 tarihinde kurulan hükümde mala zarar verme suçundan hüküm kurulmayıp, sonrasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 01.04.2016 tarihli karar ile mala zarar verme suçundan beraat kararı verildiği ve katılan vekilinin temyiz isteminin mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
28.01.2015 tarihli kalibrasyon işleminde sayaç numaratörüne müdahale edildiğine dair 06.05.2015 tarihli yazı içeriği ile periyodik muayene sayaç listesi/müdahaleli sayaçlar kaydı ile sayacın numaratör alt kısmından delindiğine ilişkin yazı içeriği çerçevesinde bulunulan suç duyurusu üzerine yapılan yargılama sırasında 11.12.2015 tarihli keşif üzerine düzenlenen 17.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre”sayacın plastikten yapılmış numaratör kapağının kırmızı renkli numaralarının yer aldığı alt kısmındaki boşluktan, kızgın iğne veya benzeri metal ile plastiği eritmek suretiyle altı yedi kez delindiği tespit ettim. Bu delikten iğne veya benzeri bir metal sokulmak suretiyle sayacın numaratör son basamak numarasını sabitleyerek numarasını sabitleyerek sayacın sayım yapması engellenmeye çalışılmıştır. Sayaç mekanizmasını ve numaratörü tetkik ettiğimde iğne veya benzer metalle numaratöre, kapağın alt kısmındaki boşluktan açılan deliklerden müdahale edilerek sayacın sayım yapması engellenememiştir. Numaratörün son basamağındaki rakamların üstündeki düzgün çizik/kesi izinden de anlaşılacağı üzere sayaç sayım yapmaya devam etmiştir. Sayaca durdurmak için yapılan müdahalede amaca ulaşmamıştır.” şeklindeki sayacı durdurmak için yapılan müdahalenin amacına ulaşmadığına dair belirtilen hususlar ile 26.03.2016 tarihli bilirkişi raporunun çeliştiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle sayacın hangi tarihte takıldığı ve sanığın tutanağa konu yerde ne zamandan beri oturduğu hususları araştırılıp, tespit tarihinden 1 yıl önce ve 1 yıl sonrasına ilişkin tüketim föyleri getirtilip, kurulu güç ile sayaçta belirlenen endeks karşılaştırılıp, tüketimin kurulu güç ile uyumlu olup olmadığı ve suç tarihinden sonra bariz bir artışın olup olmadığının belirlenmesi üzerine bu konuda uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra suçun sabit olduğunun anlaşılması halinde; 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak belirtilen şekilde kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp sanığa bildirim yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2-Sanığın temyiz dilekçesi ile ödeme dekontlarını sunduğunun anlaşılması karşısında, kurumun zararını giderip gidermediğinin katılan kurumdan yeniden sorularak, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
3-Mahkemece sanık hakkında mala zarar verme suçundan iddianame düzenlenerek sevk maddelerince cezalandırılması talep edildiği halde 31.03.2016 tarihli asıl kararda mala zarar verme suçundan sehven hüküm kurulmadığı tespit edilerek 01.04.2016 tarihinde ek karar ile hüküm kurulması karşısında, mahkemece mala zarar verme suçundan duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün istem gibi BOZULMASINA, 05.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.