Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/28557 E. 2021/1943 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/28557
KARAR NO : 2021/1943
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK.nın 158/1.d, 62, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararda suç tarihinin icra takibi tarihi olan 20/04/2006 olması gerekirken suça konu bononun vade tarihi olan 05/11/2005 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanığın, kendisinin alacaklı, katılanın borçlu olduğu 05/10/2005 düzenleme ve 05/11/2005 vade tarihli 3000 TL bedelli bono düzenleyip aleyhine icra takibi başlattığı, katılanın evine haciz için görevliler gelince durumdan haberdar olduğu, alınan raporlara göre imzaların katılan ve sanığa ait olmadığı ve katılanın orijinal imzaları model alınmak suretiyle takliden atılmış imza olduğunun belirlendiği, ihtiyati haciz kararına dayanarak katılanın evinde haciz işlemleri yapılıp haczedilen eşyaların satıldığı ve katılanın maaşına haciz konulduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1)Sanığın aşamalarda sözlü ve yazılı savunmalarında küçük miktarlarda kendisinden borç isteyen katılanın bu kez 3000 TL borç istemesi nedeniyle bono düzenleme şartıyla borç verebileceğini kabul ettiğini ve yanlarında Hüseyin Kalem isimli kişi varken suça konu bonoyu düzenlediklerini söylediği ve son celseye de Hüseyin isimli tanığını getirmesine rağmen mahkeme tarafından dinlenilmediği, sanığın olay sonrası katılanın ikizinin olduğunu tespit ettiğini, bonoyu katılanın imzaladığını; ancak imza örneği vermeye katılanın ikizi olan Murat’ın gidebileceğini, katılanın zararının tamının giderildiğini savunduğu ve dosyada katılan vekili olarak görünen Avukat …’nın 28/07/2008 tarihli dilekçede “Bandırma 1. İcra Müdürlüğünün 2006/1561 takip sayılı dosyasıyla Ferhat Uçkun’un zarara uğradığı maddi zararı olan=2.550. YTL= ikibinbeşyüzelli=YTL ile Ağır Ceza mahkemesinde verilen =1.100=YTL=binyüz=YTL toplamı olan= 3650=üçbinaltıyüzelli=YTL yi nakden tahsil ettim” şeklinde yazdığı, mahkemede ise zararlarının kısmen giderildiğini belirtip TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasına rıza göstermediklerini beyan ettikleri anlaşıldığından, gerçekliğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, Hüseyin Kalem isimli kişinin tespiti ile tanık olarak ifadesine başvurulması, katılan ve ikizi olan Murat Uçkun’un birlikteyken imza örneklerinin alınıp yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, icra dosyası getirilip gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak bu dilekçe de gözetilerek katılanın zararının miktarının giderilip giderilmediğinin kesin olarak tespit edilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 24/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.