YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3464
KARAR NO : 2021/7807
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı yasaya muhalefet, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK’nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen …’nın kovuşturma aşamasından haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği sonrası, katılma ve temyiz talebini içeren dilekçeyi göndererek katılma iradesini ortaya koyması nedeniyle CMK’nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören olarak davaya katılmasına ve kararı temyiz eden vekilin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında tekerrür uygulaması yapılırken daha ağır ceza içeren ilamın tekerrüre esas alınmamış oluşu,
2-Kendisini vekille temsil ettiren katılan yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin, sanık … ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm kısmına “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit tahsil ile alınarak katılana verilmesine” cümlesi ve tekerrür uygulamasında esas alınan ilam çıkarılarak yerine T.C. Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/658 Esas ve 2003/116 Karar sayılı ilamının tekerüre esas alınması kısmının eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar …, … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, hakaret suçlarından verilen hükümler ile sanık … hakkında 6136 Sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan verilen hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların araç takip sureti ile yakalanıp üstlerinde arama yapılıp polis merkezi binasına getirilip ayrı ayrı odalara konulduktan sonra birbirleriyle görüşme isteği vb. sebeplerle polis memurlarına yönelik tehdit sözleri içeren eylemlerinin 5237 Sayılı TCK’nun 106. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek eylemlerden olduğu gözetilmeden, 5237 Sayılı TCK’nun 265. maddesi kapsamında kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulması,
2-Hakaret eyleminin muhafaza için konuldukları odada bulundukları sırada meydana gelmesi karşısında; aleniyet öğesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, 5237 Sayılı TCK’nun 125/1-4 maddesi gereğince hakaret suçundan arttırım yapılarak fazla cezalar tayin edilmesi,
3-6136 Sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan kurulan hüküm açısından, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38.maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
T.C. Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş olsa da; hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi, ayrıca iptal kararının, CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, 6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden, TCK’nın 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
4-Sanık hakkında tekerrür uygulaması yapılırken daha ağır ceza içeren T.C. Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/658 Esas ve 2003/116 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmamış oluşu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanık … ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanıklar hakkında tekerrür hükümleri bakımından CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine 07.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.