YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5282
KARAR NO : 2021/1520
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik Yapmak
Hüküm : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oto emlak alım satım işiyle uğraşan sanığın, müştekilere faiz karşılığı borç para vererek, ayrıca belli bir oranda iskonto yapıp çek ve senet kırarak tefecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; UYAP kayıtlarına göre; sanık hakkında 20/06/2012 tarihli iddianameyle açılan kamu davasında, 2006-2011 yılları arasında işlediği iddia edilen zincirleme tefecilik suçundan Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesince 08/09/2015 tarih ve 2012/935 Esas, 2015/752 sayılı Karar ile mahkumiyetine karar verildiğinin, diğer taraftan sanık hakkında 20/11/2017 tarihli iddianameyle açılan kamu davasında, zincirleme tefecilik suçundan Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesince 21/01/2020 tarih ve 2017/884 Esas, 2020/37 sayılı Karar ile mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması, keza temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin 2005-2012 yılları, iddianame tarihinin ise 21/11/2013 olması karşısında, dosyalar arasında suç ve sanık yönünden hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, sanığın eylemlerinin kül halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturabileceği ve tefecilik suçunun, faiz kararlaştırılarak kazanç karşılığı ödünç para verildiği anda oluşacağı gözetilip, anılan dosyaların getirtilerek incelenmesinden, mümkünse dosyaların birleştirilmesinden, kesinleşmiş ise onaylı suretlerinin getirtilmesi suretiyle iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, suçun teselsül edip etmediğinin, zincirleme şekilde işlenmiş olması durumunda mahsup hükümlerinin uygulanma imkanı olup olmadığının tartışılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Dosya içeriğine göre 01/01/2012 olan suç tarihinin karar başlığında 26/09/2013 olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.