YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6686
KARAR NO : 2020/12471
KARAR TARİHİ : 16.12.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma, tefecilik
HÜKÜM : Sanıklar hakkında atılı suçlardan CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma, resmi belgede sahtecilik ve tefecilik suçlarından verilen beraat hükümleri katılan … ve suçtan zarar gören Maliye Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Duruşmadan haberdar edilmeyen …’nin sanıklar hakkında açılan tefecilik suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunması ve 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan, duruşma günü bildirilmeyen ve yokluğunda hüküm kurulan suçtan zarar gören ve hükümleri temyiz etmekle katılma iradesini ortaya koyan Maliye Hazinesinin 5271 sayılı CMK’nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına Hazine vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede:
Sanıkların tefecilik yaptıkları, katılana bu kapsamda borç verdikleri, katılanın borcunu ödemesine rağmen borç karşılığında aldıkları 2.000 TL bedelli senet üzerinde tahrifat yaparak 12.000 TL bedelli haline getirerek katılan hakkında icra takibi yaptıkları ve bu suretle nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, tefecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda;
1-Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma ve tefecilik suçları açısından yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma ve tefecilik suçlarının gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 156/1, 241, 66/1-e maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının sanıkların ilk sorgusunun yapıldığı 05/05/2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu açısından yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların savunmaları, katılan … beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; sanık …’in ikrar içeren 30/05/2017 tarihli dilekçesinde suç konusu senedin kendisine sanık … tarafından verildiğini, senedin üzerinde tahrifat yapıldığının belli olduğunu ancak sanık … tarafından senedin ciro edilmemiş olması nedeniyle hakkında icra takibi yapamadığını bu nedenle katılan … hakkında icra takibi yaptığına dair beyanları ile sanık …’in tahrifat yapıldığı sabit olan senedi icra dairesinin vasıta kılınmak suretiyle katılan aleyhine icra takibine konularak menfaat temin edinmeye çalışan sanıkların atılı suçtan mahkumiyeti yerine sanıkların üzerine atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığından bahisle yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeyle beraat kararı verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.