YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8455
KARAR NO : 2010/9940
KARAR TARİHİ : 07.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.01.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişilerin 31.03.2010 tarihli raporu ekindeki krokilerinde (A) harfi ile, kırmızı renkle gösterilen yerden 2.50 metre eninde, davacıların parseli lehine, 124 ada 5 sayılı parsel aleyhine geçit tesis edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Davadaki istemin dayanağı nispi geçit ihtiyacı olup, bu husus dosya kapsamıyla sabittir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazların yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-125 ada 2 sayılı parsel davacılardan İbrahim adına, 125 ada 5 sayılı parsel ise davacı … adına tapuda kayıtlıdır. Bu davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Dolayısıyla Türk Medeni Kanununun 748/3.maddesi uyarınca tapuya tescili gereken geçitin her iki parsel için ayrı ayrı hüküm kurulmak suretiyle tesisi gerekir. Mahkemece bu kural bir yana bırakılarak, davacılara ait parsellerin tapuda ayrı kişiler adına tescil edildiği gözardı edilmek suretiyle istemin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.