YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4563
KARAR NO : 2020/7832
KARAR TARİHİ : 24.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Cep telefonu ve kontör satışı faaliyetinde bulunan sanığın 2010 takvim yılında … adlı mükellef adına 52.574 TL tutarında 7 adet sahte kontör satış faturası düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunması da dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Suça konu faturaları kullandığı belirlenen mükellef hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise, dosyasının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
b) Faturaları kullanan kişinin duruşmaya çağrılıp CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendisinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldığının sorulması,
c) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; fatura bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2- Kabule göre;
a) İddianamede sanık hakkında TCK’nin 43. maddesinin uygulanması talep edilmediği halde 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, belirtilen maddenin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanık hakkında 213 sayılı VUK’nin 359/b ve 5237 sayılı TCK’nin 43. maddeleri uyarınca hükmedilen 3 yıl 9 ay hapis cezasından TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hapis cezasının “3 yıl 1 ay 15 gün” yerine “2 yıl 13 ay 15 gün” olarak yanlış hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.