Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/4605 E. 2021/3785 K. 15.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4605
KARAR NO : 2021/3785
KARAR TARİHİ : 15.02.2021

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : …Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, davacının davalıya ait işyerinde aşçı olarak çalıştığını, işverence ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi ve yaş hariç emeklilik koşullarını taşıması nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, zamanaşımı def’ini öne sürerek, davacının haklı neden olmadan işi bıraktığını ve alacağı olmadığını savunurak davanın reddini isterken, karşı dava ile ihbar tazminatının tahsilinin istemiştir.
Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gibi fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
İstinaf:
Karara karşı davalı-karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, özetle, davacının hak kazandığı alacak kalemlerine göre iş akdini haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerektiği, davacının fesih sonrası yeni işyeri açması ya da yeni işveren bünyesinde çalışmasının esasa etkili olmadığı, yaptığı işin niteliği ve tanık anlatımlarına göre mahkemece tespit edilen çalışma düzeninin yerinde olduğunu, yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükünün de işverence yerine getirilmediği, gerekçesi ile davalı başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddî veya hukukî açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir”.
Taraf, dilekçesinde vakıadan bahsetmiş, bazı açıklamalarda bulunmuş olabilir. Ancak bu vakıalar, açıklamalar ve bulunulan talepler açık olmayabilir. Hakimin önüne gelen uyuşmazlığı çözmesi ve doğru karar verebilmesi için, tarafların ne dediklerini tam olarak öğrenip bilmesi gerekir. İddia ve savunmanın belirsiz veya çelişkili olması durumunda hâkime verilen bu yetki, hâkim (mahkeme) bakımından aynı zamanda bir ödevdir.
Somut uyuşmazlıkta davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde, “davacının 15 yıllık çalışma hayatında hiç yıllık izin kullanmadığını” iddia ederek alacak talep etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıllık izin kullanımına yönelik belge sunulmadığından davacının 14 tam yıllık hizmet süresi göz önüne alınarak alacak hesabı yapılmıştır.
Öncelikle davacının hak kazandığı yıllık izin süreleri belirlenirken bir kısım çalışma dönemi itibariyle yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınmaması hatalıdır.
Öte yandan, her ne kadar işverence yıllık izin kullanmaya yönelik belge sunulmamış ise de davacı tanığının dahi işyerinin restaurant olması nedeniyle Ramazan aylarında birer hafta dönüşümlü çalışarak izin yaptıklarını açıklaması karşısında, Mahkemece aydınlatma ödevi kapsamında, davacıya “15 yıl boyunca hiç izin kullanmama” iddiası ile tanığın beyanı sorulup açıklattırılıp yıllık izin ücreti alacağı belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile alacağa hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1 hükmü uyarınca dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.