YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4147
KARAR NO : 2021/2625
KARAR TARİHİ : 15.03.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile 3.200,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/227 Esas – 2016/178 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Nitelikli Hırsızlık suçundan 18.04.2015-21.09.2015 tarihleri arasında 156 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.04.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu,
Gerekçeli karar başlığında “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat” olan dava türünün “Yakalama veya tutuklama sonrası KYO veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak görülmüştür.
Davacının 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 3.200,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği;
Her ne kadar yerel mahkemece davacının adli sicil kaydı nazara alınarak mahsup işleminin olmadığı belirtilmiş ise de davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının tutuklu kaldığı sürenin Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarih 2014/477 Esas 2015/636 Karar numaralı ek kararı ile mahsubuna karar verildiğini belirttiği ve dairemizce UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede de davacının tutuklu kaldığı sürenin tamamının mahsup edildiği görülmekle davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarı makul olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğine, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 15.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.