Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4598 E. 2021/4471 K. 18.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4598
KARAR NO : 2021/4471
KARAR TARİHİ : 18.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında katılana karşı mala zarar verme suçunda verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2016/208 numaralı iddianame ile TCK’nin 125/1-4, TCK’nin 151/1 ve 86/1, 86/3.e, maddeleri gereğince; temyiz dışı sanık … hakkında TCK’nin 151/1 ve 86/1, 86/3.e, maddeleri gereğince; temyiz dışı sanık … hakkında TCK’nin 125/1-4 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Kasti suçlardan verilen hapis cezalarına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılana karşı hakaret suçunda verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2016/208 numaralı iddianame ile TCK’nin 125/1-4, TCK’nin 151/1 ve 86/1, 86/3.e, maddeleri
gereğince; temyiz dışı sanık … hakkında TCK’nin 151/1 ve 86/1, 86/3.e, maddeleri gereğince; temyiz dışı sanık … hakkında TCK’nin 125/1-4 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanığa hakaret suçundan kurulan hükümde tahrik nedeniyle indirim yapılırken özel tahrik maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nin 129. maddesi yerine TCK’nin 29/1. maddesinin yazılması,
b) Olayın oluş şekli ve yerel mahkemenin kabulüne göre; sanık …’nin evini taşıması sırasında katılan …’in sanığın yanına gelerek saldırdığı, sanığa karşı kasten yaralama eylemini gerçekleştirdiğinin yerel mahkemece kabul edilerek katılan hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet kurulması karşısında; sanık hakkında katılanın bu eyleminden ötürü 5237 sayılı TCK’nın 129/2 maddesi gereği hakaret suçunun kasten yaralama eylemine tepki olarak gerçekleştirdiği ve sanığa ”ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 29/1 maddesi gereği indirim yapılması,
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanık hakkında katılanı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Adli tıp kriterlerine göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının olaydan en az altı ay sonra değerlendirilmesinin gerektiği, katılanın olayın üzerinden en az altı ay geçtikten sonra, mevcut raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, yüz bölgesinde tespit edilen yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden, olayın üzerinden 1 ay geçtikten sonra düzenlenen adli rapor hükme esas alınmak suretiyle, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede
gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c)Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 29. maddeleri gereğince belirlenen “2 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, sonuç cezanın “2 yıl 1 ay ” hapis cezası yerine “1 yıl 13 ay” hapis cezası olarak hatalı hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,18.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.