Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2017/1930 E. 2020/7846 K. 26.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1930
KARAR NO : 2020/7846
KARAR TARİHİ : 26.11.2020

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.09.2015 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi ve yıkım talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yola elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait 39 ada 36 No’lu parsel ile davalıya ait 35 No’lu parsel arasında bulunan kadastral yola davalının, kendi taşınmaz sınırına duvar örmek suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürerek yola elatmanın önlenmesini ve duvarın yıkılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydına göre, yargılama sırasında 28.03.2016 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı 39 ada 35 parsel sayılı taşınmazın yola müdahalesinin men’ine; 18.03.2016 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen duvarın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı … mirasçıları vekilince temyiz edilmiştir.
Dava ehliyeti, davada taraf olma ehliyetidir. 6100 sayılı HMK’nun 50. maddesinde medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı hüküm altına alınmıştır. Yasa hükmünde belirtildiği üzere taraf ehliyeti, medeni hukuktaki hak ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir. Maddede gerçek ve tüzel kişi ayırımı yapılmaksızın, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı belirtilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 28. maddesinde ise gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir. Yargılama devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde ölen kişinin veraset belgesine göre belirlenen tüm mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın esasına girilmesi gerekir.
Yapılan bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; davalı …’un yargılama sırasında öldüğü, ancak mahkemece yasal mirasçılarının davada yer alması sağlanmaksızın, ölü kişi aleyhinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davalının mirasçılık belgesinin ilgilisinden temin edilerek yasal mirasçılarının usulüne uygun şekilde davaya katılımı sağlandıktan sonra savunma ve delilleri toplanıp birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş; bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.