Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/4699 E. 2021/5219 K. 25.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4699
KARAR NO : 2021/5219
KARAR TARİHİ : 25.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kurulan hükümde, oluş, iddia ve dosya kapsamına göre sanığın, mağdur …’a yumruk atarak basit şekilde yaraladığı, akabinde maket bıçağı salladığı ancak montuna isabet ettiği olayda, sanık hakkında mağdura karşı gerçekleşen eylem yönünden değerlendirme yapılırken bütünlük arz eden olayda tamamlanmış basit yaralama eylemi ve silahla yaralamaya teşebbüs eyleminin bir arada bulunduğu gözetilerek, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04/06/2020 tarihli, 2016/3-194 Esas ve 2020/260 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, bütünlük arz eden olay içerisinde, tamamlanmış basit yaralama eylemi ile silahla yaralamaya teşebbüs eyleminin bir arada bulunduğu hallerde sanık hakkında hüküm kurulurken, işlenen fiille orantılılık ve hakkaniyet ilkeleri gözetilerek, teşebbüs hükmünün düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesi uyarınca (¼) – (¾) oranında indirim uygulanması halinde belirlenen ceza miktarının, tamamlanmış basit yaralama suçu için öngörülen cezanın altına düşmeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin tatbiki neticesinde sonuç olarak “3 ay 22 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde; sanıklar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve karşılıklı olarak birbirlerine karşı kasten yaralama suçunu işledikleri olayda, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanık …’in kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 25.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.