YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31991
KARAR NO : 2021/4900
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/4 ve 151/1. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis, 1 yıl hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2014 tarihli ve 2013/118 Esas ve 2014/149 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/10/2020 gün ve 11454-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2020 gün ve 2020/100132 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık, nitelikli olarak işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 116/4 ve 151/1. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis, 1 yıl hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2014 tarihli ve 2013/118 Esas ve 2014/149 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; 19/01/2013 tarihinde dosya dışı sanık … ve sanığın … plakalı Renault marka araçla Bünyan İlçesine beraber gelerek Merkez Market isimli işyerinden giriş kapısının kilit göbeğini kırarak beraber içeri girdikten sonra marketteki malları çalmaları şeklinde geliştiği iddia edilen ve Mahkemesince kabul olunan olay sonucunda yapılan yargılamada verilen mahkumiyet kararının müşterek fail olan diğer sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 21/06/2018 tarihli ve 2016/8077 Esas, 2018/9087 Karar sayılı ilâmı ile; “…Sanığın atılı suçları işlediği yolunda müşteki beyanı, tanık, parmak izi, DNA gibi vücut izleri, kamera görüntüsü, ikrar gibi delillerin olmaması, suçta kullanıldığı kabul edilen aracın 19 dakikalık Bünyan İlçesi’ndeki bekleme süresinin suça konu işyerinin önünde ya da çok yakınında olduğuna dair bir tespitinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında; sanık … hakkında yeterli her türlü şüpheden uzak yasal, kesin, inandırıcı delil bulunmadığı halde, üzerine atılı hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi,” şeklinde karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli müşteki ve tanık beyanı, parmak izi, DNA gibi vücut izleri, kamera görüntüsü, ikrar gibi delillerin olmaması karşısında beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın yokluğunda verilen Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli kararının sanığın duruşmada bildirdiği adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, bu kez daha önce usulüne uygun tebligat işlemi icra olunmayan aynı adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla, tebligatın usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2014 tarihli kararının sanık …’a tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (BÜNYAN) Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 12.06.2014 tarihli ve 2013/118 Esas, 2014/149 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.