Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/3684 E. 2021/1549 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3684
KARAR NO : 2021/1549
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : Ayrı ayrı beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK’nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekinin katılma hakkı olmadığı, yine müşteki … vekilinin katılma talebinde bulunduğu ve mahkemece 27/05/2014 tarihli celsede katılma talebinin reddine verildiği anlaşılmakla, hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müşteki … vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
İncelemenin katılan kurum vekilinin tefecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:TCK’nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda müştekilerin sanıklardan faizle para aldığını beyan etmeleri, sanıkların da kabul etmemesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve sanıkların faiz karşılığı ödünç para verip vermediğinin kesin olarak belirlenmesi amacıyla, sanıkların vergi mükellefi olduğunun belirlenmesi halinde ve gerektiğinde haklarında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi ile borcun kaynağının sorulması, tanık olarak dinlenen …’nın yeniden dinlenmesi ile soruşturma ve yargılama aşamasında verdiği beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, müşteki …’in dinlenmesi ile aşamalardaki beyanlarında adı geçen …oğlu’nun kimlik bilgilerinin tespiti ile olayla ilgili bilgi ve görgüsünün alınması amacıyla tanık olarak dinlenmesi sonrasında sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde ayrı ayrı beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca ayrı ayrı BOZULMASINA, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.