Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31026 E. 2021/4899 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31026
KARAR NO : 2021/4899
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

Kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından sanık …’in, 86/2, 86/3-e, 151/1, 43/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.500,00 Türk Lirası ve 3.740,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Şiran Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2016 tarihli ve 2015/157 esas, 2016/128 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/10/2020 gün ve 13127-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/11/2020 gün ve 2020/93933 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından sanık …’in, 86/2, 86/3-e, 151/1, 43/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.500,00 Türk Lirası ve 3.740,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Şiran Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2016 tarihli ve 2015/157 esas, 2016/128 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 13/09/2018 tarihli ve 2016/17800 esas, 2018/11567 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, karar tarihinde Kocaeli 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın yakalama ile 17/06/2016 tarihinde Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesince alınan savunması sırasında duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmaksızın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193/1. maddesinde yer alan “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.” şeklindeki ve 196/5. maddesinde yer alan “Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak, 13/07/2016 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan yokluğunda yargılamaya devam edilip, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, Şiran Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2016 tarihli kararıyla sanık hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, sanığın 07/11/2017 tarihinde kararı temyiz ettiği, mahkemenin sanığın bu dilekçesini uzlaşma olmaması nedeniyle cezaların aynen infazı kararına itiraz olarak değerlendirip, itiraz yasa yolu gereğince karar verdiği ve itiraz sonucu kararı kesinleştirmiş ise de; sanığın 07/11/2017 tarihli temyiz dilekçesinin gereği yerine gelmeyip, mahkemenin dosyayı temyiz yasa yoluna göndermediği ve bu dilekçe üzerine temyiz talebinin reddine karar verdiğine dair ek kararın da dosyada bulunmadığı, bu dilekçe nedeniyle gerekli işlemlerin yapılması gerektiği anlaşılmakla, sanığın mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından verilen kararın henüz kesinleşmemesi nedeniyle (ŞİRAN) Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 13.07.2016 tarihli ve 2015/157 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.