YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6258
KARAR NO : 2021/1521
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik Yapmak
Hüküm : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar hakkında tayin olunan cezaların miktarına göre müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanması hususlarının infaz aşamasında nazara alınması mümkün bulunmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir, ancak;
Suçu birlikte işledikleri kabul edilen sanıkların kendisini vekille temsil ettiren katılan … yararına hükmolunacak vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden “eşit” olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 7 numaralı bendindeki “sanıklardan alınarak” ibaresinin “sanıklardan eşit şekilde alınarak” şeklinde, 8 numaralı bendindeki “sanıklardan tahsili” ibaresinin ise “sanıklardan eşit şekilde tahsili” şeklindedeğiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5237 sayılı TCK’nın 241. maddesinde “Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, …” biçiminde tanımlanan ve faiz karşılığı ödünç para verilmesiyle tamamlanan tefecilik suçuna, TCK’nın 39. maddesindeki açık düzenleme uyarınca, suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştirmeyen ancak suç işlemeye teşvik eden veya suç işleme kararını kuvvetlendiren ya da fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat eden, suçun nasıl işleneceği hususunda yol gösteren veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlayan, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştıran kimselerin “suça yardım eden” olarak sorumlu tutulabilecekleri nazara alındığında; sanığın, müştekiler … ve …’ın 30.000 TL ve 7.450 TL bedelli 2 adet çek karşılığında sanık …’den 21.500 TL almalarına, havale işleminde ve çekin arkasında ciranta olarak yer almak suretiyle aracılık etmesi şeklindeki eyleminin yardım eden sıfatıyla tefecilik suçuna iştirak niteliğinde olduğu gözetilmeden, dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yasal gerekçelerle denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılması gerektiği nazara alınmadan, gerekçeden yoksun şekilde anılan maddenin uygulanmaması,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesiyle değişik 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun sanığa ihtarına karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Suçu birlikte işledikleri kabul edilen sanıkların kendisini vekille temsil ettiren katılan … yararına hükmolunacak vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden “eşit” olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.