YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1276
KARAR NO : 2021/1669
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan annesi…’ın maliki olduğu 140 ada 43 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 nolu bağımsız bölümü davalıya temlik ettiğini, işlemin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı adına olan kaydın miras payı oranında iptali ile adına tescile, mümkün olmadığı taktirde tasarruf tarihi itibariyle tasarruf nisabını aştığı ölçüde şimdilik 10.000 TL kısmi alacağın tasarruf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı satın aldığını, annesinin bedeli kendi adına açılan hesaba yatırdığını, mirasbırakanın satıştan aldığı paraların büyük bir bölümünü davacıya verdiğini, muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temliğin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, “…Somut olayda, davalının taşınmazı 76.000 TL bedelle satın aldığı savunmasını getirip, banka hesabından 22/10/2007 tarihinde 22.500 Euro ve 18.000 TL çekildiğini beyan ettiği, aynı tarihte mirasbırakan adına 32.500 Euro ve 18.000 TL’lik iki ayrı hesap açıldığı, dosya arasına alınan dekont ve tanık beyanlarından satışın bedel mukabilinde yapıldığı, muvazaanın söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, yukarıda değinilen somut olgular açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, mirasbırakanın yapmış olduğu temlikle ilgili olarak gerçek amaç ve iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı ve satışın gerçek olduğu kabul edilmelidir. Hâl böyle olunca açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Kabule göre de, yargılama sırasında taşınmazın keşfen belirlenen satış tarihindeki değeri üzerinden harç tamamlanmadığı halde, hükmen dava tarihindeki değer üzerinden harç ikmal edildiği, harcı ikmal edilen değer gözetilerek vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken, harcı tamamlanmayan değere göre fazla avukatlık ücretine hükmedilmiş olması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.03.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat… geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı … vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 14.90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.