Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/2308 E. 2021/2843 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2308
KARAR NO : 2021/2843
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2016 gün ve 2014/82 – 2016/290 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.12.2018 gün ve 2017/584 – 2018/8042 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi, davacılar vekili tarafından ise tavzih isteğinde bulunulmuş mahkemece tavzih isteminin reddine dair ek karara karşı temyiz isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesi ve temyiz dilekçesi süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili …’ın davalı bankada bulunan mevduat hesabına 17.05.2002 tarihinde 22.975,35 TL, 138314 nolu hesaba 20.05.2002 tarihinde 6.185,58 TL olmak üzere toplam 29.160,93 TL müvekkili …’ın ise aynı şubenin 139800 nolu mevduat hesabına 18.05.2002 tarihinde 6.564,67 TL, 261534 nolu hesabına ise 05.08.2002 tarihinde 7.410,91 TL Hazine bonosu almak üzere toplam 13.975,58 TL yatırdığını, her iki müvekkilinin paralarını çekmeye gittiğinde banka çalışanı Yusuf Aktaş’ın paranın sisteme kaydedilmediğini, paraları 30.11.2002 günü ödeyeceği belirttiğini, bankanın kendilerine ödeme yapmadığını, adı geçen banka çalışanı hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığını, bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğunu, Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/44 Esas sayılı dosyasında davalı Banka hakkında alacak davası açtıklarını, dava devam ederken bankanın müvekkili …’a 7.411,78 TL, …’a 13.668,54 TL’yi 21.03.2003 tarihinde ödediğini ileri sürerek, müvekkili … yönünden, toplam alacakları 29.160,93 TL’dan ödenen miktarın mahsubu ile bakiye 15.492,38 TL’ye yatırıldıkları tarihten itibaren, ödenen 13.668,54 TL’ye bankaya yatırıldıkları tarihten ödeme günü olan 21.03.2003 tarihine kadar en yüksek vadeli mevduat faiziyle, müvekkili … yönünden, toplam alacakları 13.975,58 TL’den ödenen miktarın mahsubu ile bakiye 6.563,79 TL’ye yatırıldıkları tarihten itibaren, ödenen 7.411,78 TL’ye bankaya yatırıldıkları tarihten ödeme günü olan 21.03.2003 tarihine kadar en yüksek vadeli mevduat faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle, davacı … yönünden talebini 26.939,10 TL’ye, davacı … yönünden talebini 12.800,14 TL’ye yükseltmiştir.

Birleşen davada davacı … vekili, bilirkişi raporunda eksik hesaplandığı tespit edilen 18.956.51 TL alacağının asıl davada belirtilen miktara ek olarak tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kabulüyle, davacılardan … için tespit edilen 10.144,67 TL asıl alacağın … için tespit edilen 26.284,46 TL asıl alacağın tahsiline kadar Merkez Bankası’nca tespit edilen avans faiz oranını geçmemek kaydıyla bankanın o tarihte 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek cari faiz oranını uygulamak suretiyle tahsiline, bu tarihe kadar hesaplanmış olan … için tespit edilen 1.895,68 TL, … için tespit edilen 3.062,81 TL işlemiş faizin borca ilave edilmek suretiyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili de hükmün tavzihini istemiş, mahkemece tavzih isteminin reddine dair ek karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
1- Dava, davacının bankadaki hesabından usulsüz çekilen paranın faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili, 27.02.2019 tarihli dilekçesi ile hüküm altına alınan asıl alacaklar yönünden faiz başlangıç tarihlerinin yazılmadığını, bu hususun infaz aşamasında tereddüte sebep olacağını ileri sürerek asıl alacaklara uygulanması gereken faiz başlangıç tarihinin 27.06.2003 dava tarihi olarak belirtilmesi suretiyle hükmün tavzihini istemiş, mahkemenin 11.03.2019 tarihli tavzih isteminin reddine dair ek kararına karşı ise 30.03.2019 tarihli dilekçe ile istinaf yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddede; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen hükümler daha önceden Dairemizin 18.10.2010 ve 22.10.2013 tarihli ilamları ile bozulduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin göreve başlama tarihinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai bir karar verilmiş olmakla, dosyada verilecek kararlara karşı başvurulacak kanun yolu istinaf değil, temyiz kanun yolu olduğundan davacılar vekilinin vermiş olduğu 30.03.2019 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin temyiz dilekçesi olduğu kabul edilerek temyiz incelemesinin yapılmasına karar verildi.
2- Davacılar vekilinin 11.03.2019 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece Dairemizin 22.10.2013 tarihli bozma ilamına uyularak davacı … için tespit edilen 10.144,67 TL, davacı … için tespit edilen 26.284,46 TL’nın faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 27.06.2003 tarihi olarak anlaşılacak olmasının tabi bulunmasına göre davacılar vekilinin 11.03.2019 tarihli ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesinde; dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin 11.03.2019 tarihli ek karara karşı istinaf başvuru dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabul edilip temyiz incelemesinin yapılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin 11.03.2019 tarihli ek karara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan ek kararın ONANMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.