YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30448
KARAR NO : 2021/4888
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
Mala zarar verme suçundan sanık …’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2014/699 Esas, 2014/506 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/09/2019 gün ve 380-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/09/2019 gün ve 2019/86812 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanık …’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2014/699 Esas, 2014/506 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30/09/2014 tarihli ve 2014/122708 soruşturma, 2014/36902 esas, 2014/18590 sayılı iddianamesi ile hırsızlık suçunun işlendiğinden bahisle kamu davasının açıldığı, Mahkemesince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2014 tarihli ve 2014/122708 sayılı ek iddianamesi dayanak gösterilmek suretiyle sanığın mala zarar verme suçundan dolayı da mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Kanun’un 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenleme karşısına, usulüne uygun şekilde açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen mala zarar verme suçu bakımından yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 tarihli ve 2013/13-274 Esas – 2014/78 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine göre, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında hüküm verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30/09/2014 tarihli ve 2014/122708 Soruşturma, 2014/36902 Esas, 2014/18590 sayılı iddianamesi ile hırsızlık suçunun işlendiğinden bahisle kamu davasının açıldığı, mahkemesince Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2014 tarihli ve 2014/122708 sayılı ek iddianamesi dayanak gösterilmek suretiyle mala zarar verme suçundan dolayı da mahkumiyetine karar verilmiş ise de, karşı mala zarar verme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde; CMK’nın 170. ve 225. maddelerine aykırı olarak sanığın anılan suçtan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANKARA) 32. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11/12/2014 tarihli ve 2014/699 Esas – 2014/506 Karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.